1. YAZARLAR

  2. İsmail Koç

  3. Bu gurur Konya’nın
İsmail Koç

İsmail Koç

Yazarın Tüm Yazıları >

Bu gurur Konya’nın

A+A-

Atiker Konyaspor tarihi bir başarı elde ederek bu sezonun flaş takımlarından Başakşehir’i Ziraat Türkiye Kupası’nda penaltılarla mağlup etti ve kupaya uzandı.

Bu maçın uzun uzadıya teknik analizi yapılabilir ancak tek cümle ile daha çok inanan ve gayret eden kazandı. Atiker Konyaspor bu kupası sonuna kadar hak etti.

Kazanılan Ziraat Türkiye Kupasında aslan payı teknik direktör Aykut Kocaman’ındır.  Başakşehir karşısında takımını nasıl oynatması gerekiyorsa öyle oynattı ve kupanın Konya’ya gelmesini sağladı.

Aykut Kocaman yönetimindeki Atiker Konyaspor tarihinin en yüksek puanını, iki kez Avrupa Kupalarında mücadele etme şansını ve Ziraat Türkiye Kupasını kazanmayı başardı.

Her ne kadar sezon sonunda Aykut Kocaman takımdan ayrılacak olsa da başarılı teknik adam adını Konyaspor tarihine altın harflerle yazdırdı ve asla unutulmayacaktır.

Biz de bu tarihi maçı yerinde izleme fırsatı bulduk.

Konyaspor taraftarı daha çok isteyen taraftı. Final için de Eskişehir’e adeta bir göç yaşandı ve stadyumda çok güzel bir atmosfer oluşturuldu. Tribünleri dolduran yeşil beyazlılar 120 dakika ve penaltılar boyunca takımlarını desteklemeyi sürdürdüler ve çok güzel görüntüler oluşturdular.

Maçta istenmeyen olaylar da yaşandı. Başakşehir Başkanı Göksel Gümüşdağ tribünleri dolduramayacaklarını bildiğinden oradan buradan taraftar toplayınca maç esnasında istenmeyen görüntüler yaşandı. Başakşehir tribününde farklı şehirlerden insanlar olunca kale arkası üst tribününden atılan yabancı maddeler neticesinde alt tribündeki Eskişehirli olduğu tahmin edilen taraftarlar sahaya inmek zorunda kaldı.

Güvenlik güçleri de bu olayları engellemekte son derece yetersiz kaldı. Sayın Gümüşdağ’ın boş kalacak Başakşehir tribünlerini Konya taraftarına vermek istememesi bu olayların yaşanmasına neden oldu.

Neticede Atiker Konyaspor penaltı atışları sonunda maçı kazanmayı bildi ve müzesine hem bir Türkiye Kupası götürdü hem de gelecek sezon ülkemizi UEFA Avrupa Ligi’nde yeniden gruplarda temsil etme hakkını kazandı.

Bunların yanında bir de Eskişehir izlenimlerimden bahsetmeden geçemeyeceğim.

Öncelikle her şehir dışına çıktığımda Konya’da yaşadığıma bir kez daha şükrediyorum. Eskişehir’e çok güzel bir stat yapılmış ancak yollara statla ilgili ne bir uyarı tabelası ne bir levha var. Konya’da Otogar’da ve birçok yerde stadyumun levhası var. Yani gözü kapalı stadı bulabilirsiniz. Hele Otogar’daki devasa stadyum totemini görmemek için ancak kör olmanız gerekiyor.

Sonra Eskişehir’e 35 bin kişilik büyük bir stadyum yapılmış ama otopark problemi hiç düşünülmemiş. Otopark yetersiz olunca görevliler gelen taraftarları kilometrelerce uzaktaki otoparklara yönlendiriliyor. Demek ki stadyumun tamamen dolacağı ya da böyle bir finalin şehirde oynanabileceği daha önce düşünülmemiş. 

Konya’da milli maçlar da dahil pek çok önemli maç oynanmasına, 42 bin kişinin maça gelmesine rağmen bunun pek azı bir yoğunluk yaşamış, bizler de ara sıra haksız serzenişte bulunmuşuz.

Meğer sen ne güzel şehirmişsin Konya…

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT