OTA ÇÖPE MUHALEFET!

Muhalefet bu mudur sayın K.K.? Soruyorum sana? Unutma, bu muhalefet tarzı bir işe yaramıyor. Çünkü hiç akıllıca değil… Bu yazı sana ulaşırsa, aklını başına devşirmen için iyi bir fırsat olacaktır.
Şimdi beni iyi dinle: Siyasal muhalefet insanları aptal yerine koymak değildir. Sen ise, tam olarak bunu yapıyorsun? İnsanları salak, anlayışsız, geri zekâlı yerine koyuyorsun. Seni izleyenlerin ota çöpe muhalefet ettiğini görüp bir sonra söyleyeceğin sözlere de güvenilmeyeceğini anlamadığını mı sanıyorsun? Onlar anlıyor da, belli ki sen onlarını bunu anladığını bir türlü anlamıyorsun. Sen gerçekten iflah olmaz bir adamsın. O partinin başında durmaya devam et, oraya mitili iyice at… Zira Türkiye’nin selameti senin gibi bir muhalefetin varlığı ile gurur duyuyor.
Türkiye Cumhuriyeti’nin ulusal çıkarlarını temsilen dünyayı karış karış dolaşıp bütün işleri uç uca ekleyen Sayın Ahmet Davutoğlu’nun dış politika bilgisi ve deneyimlerine erişmen için daha kırk fırın ekmek yemen gerektiği halde o ulusal çıkarları baltalamak için çalışan düşman ülkelere sürekli koltuk çıkıyorsun. Türkiye’nin ne kadar düşmanı varsa hepsiyle ağız birliği etmişçesine bu ülkenin başbakanına ve dış işleri bakanına düşmanlık edişini herkes görüyor; ama sen bunu da muhalefet sanıyorsun. Aynı şey…
Dış işleri bakanı Filistin’e gitmiş… Orada çoluğu çocuğu öldürülmüş bir baba yüreğinin feryatları karşısında dayanamamış, ona sarılıp ağlamış… Bundan daha doğal ve insani bir refleks var mıdır? Ertesi gün çıkıp da, “Gitmiş oraya, ağlayan birini bulmuş, sarılmış ağlıyor!” demenin insanlıkla bağdaşır bir tarafı olabilir mi? Neymiş, bizim de şehitlerimiz varmış… İyi de, bütün İslam coğrafyasında iddiaları olan koca bir devletin dışişleri bakanının Filistin’de ağlayan bir babaya sarılması kadar iyi bir hareket tarzı olabilir mi? Hem sonra, oradaki bir babanın acılarına gözyaşı dökmek, buradaki bir babanın haykırışlarına ağlamamak anlamına mı geliyor? Dikkat edin! Doğrusu biz bu ülkenin şehidine de ağlarız, Filistin’in şehidine de… Ama aynı yoz ve yobaz kafalar, bir süre önce genelkurmay başkanımızın bir şehidimizin cenaze töreninde ağlamış olmasını da eleştirmişlerdi. Muhalefet etmenin de bir ahlakı ve namusu vardır değil mi?
Bak sevgili kardeşim! Muhalefetinin birazcık inandırıcı olmasını istiyorsan, her şeye karşı çıkma… Gerçekten yanlış bulduğun şeylere itiraz et, ama doğru olan şeyleri de takdir et. İnsanlar, ancak o zaman senin sözlerine inanırlar. Derler ki: “Adam doğruya doğru diyebiliyorsa, yanlış dediğinde de bir haklılık payı olmalıdır.”
Doğruları kabul et ki, yanlışları söylediğinde insanlar şapkayı önlerine koyarak sözlerin üzerinde düşünsünler; oysa şimdi sen konuşmaya başladığın zaman insanlar gülüyor. “Aha!” diyorlar. “Bizimki yine üfürüyor!”
Ota çöpe muhalefet ediyor ve bunu yaparken de ahlaksızca sözler sarf ederek toplumu rahatsız ediyorsun. Sana kimse inanmıyor, seni bir Kemal Sunal filmi gibi seyrediyorlar. Haberin yok, insanlar sana ağızlarıyla değil, başka bir yerleriyle gülüyorlar…
 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.