1. YAZARLAR

  2. Ali Kaya

  3. Referandumun Batıya Yansıması
Ali Kaya

Ali Kaya

Yazarın Tüm Yazıları >

Referandumun Batıya Yansıması

A+A-

Batının ikiyüzlü ve katil ruhlu dünyasını anlatan ne kadar yazı yazsak hep birileri bizleri hayal dünyasında olmakla suçlamıştır. Türkiye’nin referandumu bitti ama  batı bu sonucun etkisinden kurtulamadığını görmekteyiz. 16 nisanda Türkiye’nin oyladığı   referandum sonucunda halkın kararının  Evet olarak tecelli etmesi ile Batının dümen suyuna dur denmiş oldu ve batının bunu hazmedemediğini görmekteyiz. Türkiye’nin iç meselesi olan  referandum sürecinde batılı devletlerin aleni bir şekilde Hayır tarafını desteklemesi ve referandum sonucunun da Evet çıkmasın diye çırpınmasının sebebi de budur.

Referandum sonucunun Evet çıkmasından sonra batının ne yapacağını bilmez bir halde  kararlar alması  veya bazı kişilerce tehditler savurmaya başlaması,  batının içine düştüğü  haleti ruhiyesini göstermeye yeter sanırım.

Bu  sebeple Avrupa birliği Parlamenter Meclisinin  Türkiye’yi  aday ülke statüsünden izleyici ülke statüsüne getirdiğini açıklaması veya Siyasi denetim kararı alması tamamen yanlı, siyasi bir karar olmaktan öteye geçememiş ve batının içine düştüğü hayal kırıklığını göstermiştir. AB bu kararı alırken Türkiye’nin Temmuz darbe girişiminden sonra ilan edilen Ohal kararından sonra yapılan uygulamaları eleştirirken yine yanlı davranıp Ocak 2015’te Charlie Hebdo terör saldırısı eyleminden bu zamana  kadar Fransa da devam eden Ohal uygulamasını görmezden gelmiştir. Hayal kırıklığı ile tutarsız açıklamalar birbirini takip etmiştir.

Geçtiğimiz günlerde siyaset bilimcisi olan Fransız prof. Defarges  batının sözde insan hakları demokrasi kılıfını unutup, Erdoğan’dan kurtulmanın tek yolu suikast demekten kendini alamamıştır. Söyleyene değil söyletene bakacaksın derler ya bu siyaset bilimcinin söyledikleri batının gerçek yüzünü gösteren açık bir delil olarak karşımıza çıkmaktadır ki  Fransızlar sözde özgürlüklerin en iyi uygulandığı,  hoş görünün en iyi olduğu yer olarak gösterilir. Her zaman söyleriz bunların belleklerindeki Müslüman düşmanlığı yeni değil onlara dedelerinden miras kaldı özgürlük terimini kendileri için olduğunu düşünür başkalarına bu hakkı uygun görmezler. Bellek dedik ya bu aralar bellekleri karıştı ne yaptıklarını bilmeden hareket ediyorlar çünkü bu sonucu beklemiyorlardı.

           Sayın Erdoğan’a suikast ile öldürme mevzusunu biraz açarsak  Erdoğan artık batının gözünde sadece Türkiye’nin değil tüm İslam aleminin bir lideri olarak gördükleri için  Erdoğan’ı açık hedef olarak göstermelerindeki asıl sebeptir.

Artık Erdoğan  şahıs olmaktan öteye tüm İslam coğrafyasının umudu ve lideridir, tüm Osmanlı coğrafyasının vücuda geldiği bir bedendir, Erdoğan  ümmet ruhunun dirilişin  simgesidir. O ruh ki artık kendini bilmeye, gücünü hissetmeye başlamıştır. Erdoğan’ın şahsını belki  öldürebilirsiniz ancak bu ümmet bilincini ve millet  ruhunu öldüremeyeceksiniz ve isteseniz de istemeseniz de bu kutlu  diriliş elbet tamamlanacaktır.

           Batı demişken Amerika 11 Eylül terör saldırılarını bahane ederek Afganistan, Irak veya dünyanın herhangi bir yerinde operasyon yapma hakkını kendinde gören Amerika girdiği her bölgeye sözde demokrasi ve özgürlük getireceğini vaat etmesine rağmen bu bölgelere hep acı gözyaşı ve ölüm getirmiştir. Bunu neden anlattım derseniz terör örgütü Pkk’nın ikinci kandil olarak gördüğü Sincar’da bir yapılanmaya gittiği  için  silahlı kuvvetlerimiz geçtiğimiz günlerde bir hava harekatı düzenlenmesinin ardından önce Amerika dan ses geldi Sincar’a yapılan  operasyondan haberimiz yoktu, endişeliyiz dedi  ve Türkiye’nin defalarca burada bir yapılanmaya müsaade etmeyeceğiz demesine rağmen  Irak merkezi hükümeti bu teröristleri bu bölgeden çıkarması gerekirken  bir de İbadi’nin  bu teröristlere  maaş  bağlandığı haberleri olayın ne kadar karmaşık ilişkiler içerdiğini göstermektedir.

Amerika savunma bakanlığı hava harekatı yapılan bölgeye hemen ziyaret gerçekleştirerek kayıplar hakkında bilgi toplamaları ise olayın ne kadar vahim olduğunu göstermeye yeter sanırım. Amerika’nın terör listesine aldığı Pkk’yı ziyareti ne kadar iki yüzlü bir politika izlediğini göstermektedir.

 Ne kadar yazarak  anlatsak batının iki yüzlü tutumunu  yeteri kadar anlatamayız. Bu referandum bunu bir kez daha göstermiş oldu.

SAYGILARIMLA

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT