Dr. Dursun Gizli

Bugün İran… Peki yarın kim?

Dr. Dursun Gizli

ABD'nin İran'da bulunan petrol ve doğalgaz yataklarına el koymak, İsrail'in ise İran’ın vekil güçleri aracılığıyla kendisine tehdit oluşturmasını engellemek amacıyla son yıllarda İran’da bir rejim değişikliği için hazırlık yaptıkları uzun süredir konuşuluyordu. ABD Başkanı Donald Trump’ın, pedofili suçlusu Jeffrey Epstein belgelerinde isminin sıkça geçtiği ve yeni açıklanması beklenen Epstein belge ve videolarında Trump’ın adının yer aldığı yönündeki haberlerin ardından İran ile savaşın erken başlatıldığı yönünde çeşitli yorumlar yapılmaktadır.

İsrail ve ABD’nin İran’a karşı 28 Şubat’ta başlattıkları hava saldırıları sürerken, İran da misilleme eylemleri ile ABD destekçisi bölge ülkelerine saldırılarını sürdürmektedir. ABD Başkanı Donald Trump, tüm hedeflerine ulaşana kadar saldırıların süreceğini ifade etti. ABD ve İsrail şimdiye kadar İran’da 2500 hedefi vurduklarını açıklarken, İran ise İsrail ve ABD’nin Ortadoğu’daki üslerine 600 füze fırlattıklarını duyurdu.

İran’ın Ortadoğu’da gerçekleştirdiği saldırılar nedeniyle ABD askerî üslerinin bulunduğu Suudi Arabistan, Bahreyn, Kuveyt, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Irak gibi ülkelerde petrol rafinerileri, enerji tesisleri ve havaalanları gibi stratejik noktalarda hasarlar meydana geldi. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışmalar bölge geneline yayılırken, hava operasyonları ve füze saldırıları Ortadoğu’da gerilimi tehlikeli bir eşiğe taşımış durumda.

Ortadoğu’dan dünyanın farklı bölgelerine petrol akışının gerçekleştiği Hürmüz Boğazı’nın kapatılma ihtimali ve petrol üreticisi Arap ülkelerine yönelik İran saldırıları petrol fiyatlarını yükseltti. Petrol fiyatlarının yükselmesi ise birçok ürünün fiyatının artması ve dolaylı olarak hayatın her alanında zam anlamına geliyor.

İsrail’in 1948’deki kuruluşundan itibaren Ortadoğu’daki varlığı Arap ülkelerinin yoğun tepkisiyle karşılaştı. Bu durum İsrail’i bölgede Arap olmayan güçlerle ittifaklar aramaya itti. İran, Şah Muhammed Rıza Pehlevi döneminde İsrail’in bölgedeki stratejik müttefiklerinden biri oldu. Özellikle 1956 yılında kurulan dostluk ağı ile İsrail, İran ve Türkiye arasında yakın bir iş birliği başladı.

Soğuk Savaş’ın bu kritik döneminde İsrail ve İran arasındaki ilişkiler askerî ve istihbarî alanda derinleşti, petrol ticareti arttı ve iki ülke arasında sessiz diplomatik temsilcilikler açıldı. 1956’da kurulan bu yapı, 1979 İran İslam Devrimi ile dağıldı.

Ayetullah Humeyni liderliğinde gerçekleşen İran İslam Devrimi ile Şah rejimi devrildi ve yeni rejim İsrail’i “Küçük Şeytan”, ABD’yi ise “Büyük Şeytan” ilan etti. Tahran’daki İsrail Büyükelçiliği kapatıldı. Hatta devrim sonrasında Filistin lideri Yaser Arafat’ın Tahran’ı ziyareti sırasında sembolik olarak İsrail Büyükelçiliği’nin anahtarı Arafat’a teslim edildi.

Böylece bir dönem müttefik olan iki ülke açık düşmanlar hâline geldi. ABD ile İsrail'in İran’a karşı bu tarihî düşmanlığının bundan sonraki evreleri, Ortadoğu’nun ve dünya siyasetinin geleceğini derinden etkilemeye devam edecek gibi görünüyor.

Tarih tekerrürden ibarettir. ABD, 2003 yılında İran’ın komşusu Irak’a da benzer gerekçelerle savaş açmıştı. Yaklaşık 250 yıllık devlet geçmişine sahip ABD ve 1948 yılında kurulan, yaklaşık 78 yıllık geçmişe sahip 10 milyon nüfuslu İsrail; 2500 yıllık devlet geleneğine ve yaklaşık 92 milyon nüfusa sahip İran ile büyük bir savaşın eşiğinde karşı karşıya gelmiş durumda.

Geçmiş yıllarda ABD ve İsrail’in Ortadoğu’da petrol gelirlerini kontrol altına almak ve İsrail’e tehdit olarak görülen ülkelere karşı nasıl savaşlar yürüttüğünü, vekil güçler aracılığıyla birçok liderin devrildiğini defalarca gördük.

Tarih bize Ortadoğu’daki hiçbir savaşın yalnızca bölgesel kalmadığını göstermiştir. Bugün İran ile başlayan gerilimin yarın hangi ülkeyi içine çekeceği ise uluslararası siyasetin en kritik sorularından biri olarak önümüzde durmaktadır.

Ortadoğu’da savaşlar hiçbir zaman tek ülke ile sınırlı kalmaz. Bugün İran konuşuluyor. Yarın ise herkes şu soruyu sorabilir: Sıradaki ülke hangisi?

Ortadoğu’da hiçbir savaş tek başına başlamaz ve tek başına bitmez. Bugün hedefte İran var. Yarın haritada hangi ülkenin adı konuşulacak, bunu zaman gösterecek.

Yorumlar 1
ahmet 13 Mart 2026 00:18

Allah razı olsun kardeşim guzel seyler paylaşiyorsun

Yazarın Diğer Yazıları