Mehmet Toker

Müslüman mahallesinde salyangoz nasıl satılıyor?

Mehmet Toker

Kişisel gelişim, NLP, enerji olumlama, frekans, doğum haritası, burçlar, feng shui, rakamlarla telkin verme, reiki, kendini tanıma/bilme, Hinduizm ve Budizm doktrinleri, köhne inançlar, fal, büyü, sihir, mistisizm, okült öğretiler, evrim, materyalizm, ateizm, karma, çığlık terapileri, karanlık inziva, ormanın ruhlarına teslim olma, meditasyon, ruhlarla bağlantı, teozofi ve yoga…Bu kelimeler ve kavramlar tanıdık geldi mi? Tanıdık gelmedi ise sadece ruhunuz değil kendiniz de ekonomik anlamda basbayağı fakirsiniz. Veya henüz New Age simsarları tarafından keşfedilmediniz veya oltalarına takılmadınız demektir.  

Ruhsal problemlerime çözüm arıyorum, kişisel gelişim, zihin altı temizliği yapmak istiyorum diye girilen yolların sonu maalesef New Age dinlere/tarikatlara çıkıyor. Yerleşik geleneksel dinlere “bilimsel değil” diye yaklaşan sekülerler nedense yukarıda saydığımız konuları çok bilimsel buluyorlar.  Sembol dili eğitimi, NLP kursu, yoga kursu adı altında bu işleri yapan, eğitim veren, dağlarda ormanlarda ezoterik tanrılarla konuşan, Yunanistan’da kapılar aralayan, uzak doğuda spiritüel eğitimini de almış kerameti kendinden menkul icazeti destinden mamul New Age peygamberler insanlara hayal ve sapkınlık pazarlıyorlar.  

Ana fikir olarak insan nefsinin tanrılaştırılması felsefesine dayanan New Age dinler mûtilerine veya müritlerine sürekli olarak: “Sen en iyisine layıksın, sen istedikten sonra tüm kâinat senin isteğini gerçekleştirmek için birleşir, içindeki devi uyandır, kendine engel olma, zincirlerini kır.” diye telkinlerde bulunuyorlar. “Seni üzen her şeyi hayatından çıkar! Sen önemlisin! Sensin sen!” bu ve benzeri telkinler bağlılık arttıktan sonra bir sonraki basamakta/levelde “İnançların getirdiği sınırlardan özgürlüğüme kavuşuyorum.!” Telkinine dönüşüyor. Şifayı Allah’tan bilmeyi dogma olarak görüp reiki’den şifa uman, dua etmeyi çağdışı görüp uzaya manifest gönderen, Allah’a imanı bilimsel değil diye reddedip uzaydaki varlıklara ormanın/dağların ezoterik ruhlarına inanan, kalp gözünün açılmasına(feraset/basiret/hikmet) inanmayıp çakralarının açıldığına inanan, namazı ilkellik olarak tanımlayıp yoga, meditasyon yapan bir yaratığa dönüşüyor insan. 

Bu sapkın sömürüye giden yolda bazen dinlerin öğretileri veya dinlerin etrafında oluşan kültürel ya da edebi imgelerde kullanılıyor. Mesela Hristiyan birisi elemanlanacaksa ve ona “Sen şifacısın, elinde topladığın enerjinle insanlara şifa dağıtabilirsin” telkini yapıldığında inanmıyorsa veya itiraz edecek olursa “Hz. İsa’da eliyle baras/abraş hastalarını iyi ediyordu, körleri iyileştiriyordu!” diye referans gösteriyorlar. Veya elemanlanacak kişi Müslümansa: “Gözünü kapattığın zaman Andromeda galaksisine gidip oradaki sevgilinle buluşabilirsin!” telkini yapıldığında müşteri pardon mürit buna inanmıyorsa “Hz. Muhammed’te Miraç gecesi Mescidi Haramdan Mescidi Aksaya oradan yedi kat göğe gitmişti” diye referans gösterebiliyorlar. Veya karşınızdaki şarlatanın anlattığı saçmalıklarına kaynak veya referans sorulduğunda kendisine ilm-i ledün verildiği iddiasında bulunabiliyor. Özellikle bazı tarikatlarda revaçta olan Abdülkadir Geylani’yi, Şah-ı Nakşibendi’yi vb. şeyhleri uçuran, su üstünde yürüten, havada namaz kıldıran veya tayy-ı zaman tayy-ı mekân hikayeleri New Age pazarında en fazla kullanılan hammadde mesabesinde. New Age dinler tam bir aşure çorbası kim nasıl isterse, kimin damak tadına nasıl uyarsa öyle pazarlıyorlar. Kimi fıstık koyuyor kimi fındık, kimi incir kurusu koyuyor kimi kayısı kurusu, kimi narla süslüyor kimi tarçınla… Yeter ki insanların sahih, geleneksel inançları bozulsun. Yeter ki insan nefsi ilahlaştırılsın.  New Age dinlerden daha önce de iki hatta üç yazımda yazmıştım. İlahsız bir din anlayışını topluma alıştırmaya çalışan, yoga, reiki, teta healing, astral seyahat, aile dizilimi diye başlayıp devam eden, ezoterik, okültist ve teozofik, gizli ama aşikâr ve çok modern görünen ama çağdışı, ilkel bir inanç! 

Bazı ünlülerin yaptığı ritüellerle gündeme gelen bir hareket bir akım. Dokuz odalı bir malikanede yaşayan bir manken saati 2500 TL’ye kendisini tahta kulübeye kapatmıştı, bir şarkıcı kendisinin Andromeda galaksisinde 100 yaşında ruh sevgilisi olduğunu astral seyahat ettiğini iddia ediyordu, diğer birisi ormanda çığlık atıyordu, bir başkası insanları Göbeklitepe’ye götürüp oradan uzaydaki varlıklarla iletişime geçirdiğini iddia edip onları söğüşlüyordu vs vs… New Age dinlerde haram, günah, sınır olmadığı içim her şey serbest. Transa geçmenizi sağlıyorsa uyuşturucu bile normal görünüyor. Zırva tevil götürmez cinsinden aklınıza gelebilecek her şeyi yapan insanlar kendilerini modern inanç sahibi bilimsel gerçekliği hazmetmiş kimseler olarak görüyorlar. 

Son tahlilde New Age akımların Siyonist bir proje olduğunu bilmemiz lazım. Projenin ana fikrinin İLAHSIZ DİN, İLAHLAŞTIRILMIŞ NEFİS olduğunu ifade edebiliriz. Kişisel gelişim ruhsal dinginlik diye girilen yolun sonu derin bir sapkınlık, dinsiz bir insanlığa çıkıyor. Janjanlı ambalajlarda sunulan tuzaklara düşmeyin!

Yorumlar 3
Metin BEYAZLI 10 Şubat 2026 10:18

Allah razı olsun değerli hocam

VSM 09 Şubat 2026 13:07

Allah razı olsun. Hayati derecede önemli konuları çok güzel bir şekilde izah ediyorsunuz. Yazılarınızı düzenli olarak takip ediyorum. İnşaAllah uygun bir zamanda bunları da kalıcı bir eser olarak kitaplaştırırsınız. Rabbim yâr ve yardımcımız olsun. Selam ve dua ile.

Abdullah OKUROĞLU 09 Şubat 2026 12:30

Değerli hocam kaleminize yüreğinize gönlünüze sağlık. Çok ciddi ve önemli bir toplumsal probleme temas etmişsiniz. Ilminize bereket, kaleminize kuvvet diliyorum. Selamlar

Yazarın Diğer Yazıları