Mehmet Toker

Rap müzik neyin gıdası?

Mehmet Toker

Son zamanlarda trend olarak isimlendirilen, bazı müzik paylaşım platformlarında milyonlarca dinleme, indirilme ve paylaşılma rakamlarına ulaşan, gençlerin hatta çocukların bile ezbere söylediği, tempo tuttuğu rap şarkı sözlerinden birkaç satır alıntı yapmak suretiyle yazıya başlamak daha güzel olabilirdi. Ancak sözlerin müstehcenliği, cinsel çağrışımları ve kadın bedenini objeleştiren ifadelerini kullanmak yazıyı bayağılaştıracağı, iğrençleştireceğinden dolayı buraya yazmaktan imtina ettim. Utandım. Hav hav hav… roar roar roar… gibi anlamsız tekrarların ve nakaratların olduğu rap diye nitelenen bu gürültü kirliliği maalesef gençler arasında tercih ediliyor. 

“Müzik ruhun gıdasıdır!” mottosunun aksine bir akım, yeni isimlendirmeyle bir trend olarak piyasada arz-ı endam eden bu necis gürültü daha önceki yıllardaki benzer akımlar gibi ademiyete mahkûm olacaktır. Ancak bu arada yaptığı tahribatın faturasını yine bu toplum ve gençler ödeyecek maalesef. 

Bizim geleneğimizde mûsikî ruh hastalarının tedavisinde kullanılan yöntemlerden birisidir. Ama günümüzde ruh hastası tiplemesi bazı şahısların piyasaya sürdüğü mezkûr gürültüler ruhları hasta eden, ahlakı bozan birer illete/virüse dönüşmüş durumdadır.  Mûsikî, sesleri kulağa hoş gelecek şekilde terkip ve tertip etmek, ölçülü sesler vasıtasıyla estetik bir tesir ve heyecan husûle getirme sanatıdır. Mûsikî, kelimeler ile anlatılması mümkün olmayan duygu¬ların, heyecanların bu duygu ve heyecanları sezdirecek, duyuracak tarzda tertiplenmiş sesler vası¬tasıyla başka ruhlara aksettirme sanatıdır.

Bu tariflerden anlaşılacağı üzere mûsikînin temel iki direği vardır: Ses ve ölçü. Ölçü vesilesiyle sese güzellik, çekicilik ve tesir kazandırılmaktadır. Taşların işlenmesi, şekillendirilmesi, ustaca dizilmesinden mimarî eserler, renk ve ışıkların uyumundan ve imtizacından tablolar, kelimelerin sanatkârane tertip edilişinden edebî eserler meydana geldiği gibi; seslerin intizamlı dizilişinden ve sesler arasındaki tenasüp ve ahenkten de mûsikî meydana gelir. 

Güftedeki zarafet ve nezaket, bestede rikkat ve letafet ile imtizaç edince mûsikî ruha gıda olur. Ancak günümüzde rap müzik diye adlandırılan gürültü kirliliğinde ne sözlerde zarafet ve nezaket var ne de melodide rikkat ve letafet var. Türkiye’deki azgın azınlık tarafından ötekileştirilerek (g)özden düşürülen divan edebiyatımızdan beslenen sanat mûsikîmiz veya halk edebiyatından beslenen türkülerimiz adeta birer edep, ahlak, nezafet ve nezahet abideleridir. İstisnalar var mıdır? Vardır ama “İstisnalar kaideyi bozmaz!” diye bir ilke de söz konusudur. 

“Ayıttı ol peri bir gün düşüne girüren bir şeb, Sevincimden nice yıllar geçipdür görmedim uyku” (Zati)

Sevgili, “Bir gece rüyana gireceğim” dediğinden beri heyecandan gözüme uyku girmiyor. Veya
“Güllü dibâ giydin amma korkarım âzâr eder; Nazeninim sâye-i hâr-ı gûl-i diba seni” (Nedim)

İpek kumaştan, gül desenli bir elbise giymişsin de güzelim; korkuyorum o kumaşın üstündeki gülün dikeninin gölgesi seni incitecek.  Sözlerdeki iltifat, dildeki nezafet ve nezahet ait olduğu medeniyetteki ahlaki seviyeyi göstermesi açısından fevkalade önemlidir. 

Günümüzde rap müzik diye isimlendirilen gürültü kirliliği, bazı bağımlılıklarının alt kültürünü oluşturan ifadelerin dile gelmiş hali olarak ifade edilmektedir. Alkol, uyuşturucu madde, kumar ve pornografi bağımlılığına özendirdiği uzmanlar tarafından dile getirilmektedir. Müziğin gençlerin duygularını, davranışlarını ve iletişim biçimlerini etkilediği ve rap müziğin problem müzik türlerinden olduğu belirtilmektedir. Rap şarkı sözlerinde: “Alkol ve uyuşturucu madde kullanım ifadeleri”, “kadınları cinsel obje gibi gören, taciz ve tecavüze özendirici kadını aşağılayıcı ifadeler”, “umutsuzluğa ve karamsarlığa iten, şiddet, vandallık ve terörizme özendiren ifadeler”, “adi suçlara teşvik, argo ve küfür ifadeleri” yoğunlukla kullanılan cümleler olarak karşımıza çıkmaktadır. Gençlerin trend topic yaptığı bu gürültü kirliliğinin sözlerinde: madde kullanımının lüks ve keyif verici yönlerinin öne çıkarıldığı, bir güç göstergesi ve sosyal statü olarak reklam edildiği görülmektedir. Mafya, silah, cinayet, şiddet, zorbalık gibi suç unsurlarının mahalle kültürüyle ilişkilendirilerek normalleştirildiği, cinsellik temalı şarkılarda ise kadınlar, duygusallıktan uzak, cinsel bir obje ve metalaştırılmış beden olarak tasvir edilmektedir. 

Toplumda bir talep olmamasına rağmen akım, challenge, trend diye arz edilen her türlü ithal proje; kültürümüzü yağmalamaya, kimliklerimizi çalmaya, medeniyetimizi bozmaya devam etmektedir. Türk halk mûsikîsinin, Türk sanat ve tasavvuf mûsikîsinin hükümet diktasıyla yasaklandığı dönemde çağdaşlaşma muasır medeniyet seviyesine ulaşma diye ihdas edilen klasik müzik diye yutturulan kilise müziğinin yerini günümüzde rap müzik almıştır. Ancak Avrupa/Amerika kültürü, muasır medeniyet diye ambalajlanan seküler hayat tarzının Epstein Kültürü olduğunu tüm dünya bütün çıplaklığıyla gördü. Hâlâ göremeyenler varsa rap müzik dinlesin…!

Yorumlar 15
ALLAH'IN KULU 17 Şubat 2026 15:57

ELİNİZE EMEĞİNİZE SAĞLIK HOCAM TİMURTAŞ HOCAEFENDİ "MÜZİK RUHUN BELASIDIR , RUHUN GIDASI İBADETTİR" DİYOR

Sümeyye Olgun 17 Şubat 2026 09:00

Kaleminizde iyilerinize sağlık Allah razı olsun hocam.

Metin beyazli 16 Şubat 2026 23:20

Allah razı olsun değerli hocam. Kaleminiz hep yazsın yüreğinize rabbim sağlık versin

Hakkı Aydın 16 Şubat 2026 22:35

Kardeşim emeğinize ve kaleminize sağlık

Hayrettin Tanık 16 Şubat 2026 17:31

Çok teşekkürler hocam maalesef toplamı nereye gittiği belli değil bu nesli biz yetiştirdik Ümit varım iyi olacak inşallah Allah'ım beni bizleri Ümmet-i Muhammed ı affetsin

Abdussamed 16 Şubat 2026 17:06

Eğer yol yanlış ise rehber bir işe yaramıyor Kafeste dünyaya gelir isen kanat bir işe yaramıyor Yük ağırdır şu divanelerin omuzlarının üstünde Başta akıl yok ise baş bir işe yaramıyor El öpme sayesinde herkese diploma verdiler Okuyup eğitimli olmak bu zamanda bir işe yaramıyor Hırsız ile ev sahibi aynı sofrada oldukça; kilit, zincir, kapı ve cisim bir işe yaramıyor Ey şair daralmış olan gönlün neyi istiyorsa onu söyle ama; Eşeğin kulağına Yasin okumak bir işe yaramıyor. Yine de söylemeye devam hocam. Rabbimize elimizde bı mazeretemiz olsun...

Sadık Güngör 16 Şubat 2026 17:00

Allah razı olsun hocam emeğinize yüreğinize sağlık teşekkürler

Haydar Çalık 16 Şubat 2026 16:42

Günümüzde bir müzik yapiliyor ve kisa bir süre sonra unutulup kayboluyor lakin eski müzikler hafizalarimiza kazinmis çünku onlarda bir yasanmislik var anlam var.Mehmet Toker hocama saygılarımla.

Kutlu 16 Şubat 2026 16:18

Sorunlar belli, çözüm nedir ve kimler çözecek?

Abdullah 16 Şubat 2026 16:02

Her alanda olduğu gibi bu alanda da savrulduk Rabbım encanımızı hayreylesin fehimli hocam

Bir dost 16 Şubat 2026 14:48

Mehmet hocam "hav hav hav"ı anladık da "roar roar roar" nedir onu anlamadık. Bu hangi hayvan türünün doğaya yansıması...

Halide Kılıç 16 Şubat 2026 12:10

Allah razı olsun hocam

Sadık Güngör 16 Şubat 2026 08:17

Allah razı olsun hocam emeğinize yüreğinize sağlık

Adnan 16 Şubat 2026 07:47

Değerli hocam çok yerinde ve güzel bir yazı kaleme almışsınız. Baştan sona her kelimesine katılıyorum. Bu tepkinin yerel medyadan genel medya seviyesine çıkmasını umut ediyorum. Ellerinize sağlık çok güzel bir yazı olmuş.

Cevdet Sarıkaya 16 Şubat 2026 07:47

Muhterem kardeşim yazılarınızı sürekli takip ediyorum güncel konulardaki tespitleriniz ve çözüm odaklı tavsiyeleriniz için teşekkür ediyorum .

Yazarın Diğer Yazıları