İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın uyuşturucuyla mücadele kapsamında yürüttüğü uyuşturucu soruşturmasında 8 Ekim 2025'ten bu yana birçok operasyon yapıldı. Müzisyen, oyuncu, siyasetçi, futbolcu, fenomen, menajer ve iş insanı kısacası şişirilmiş meşhur edilmiş pek çok balon, kamuoyunun tanıdığı birçok isim ifade ve uyuşturucu için kan ile saç örneği verdi. Soruşturma kapsamında 26 kişi tutuklandı. Tutuklanmayıp arananlar veya yurt dışında olduğu için şimdilik ulaşılamayanlar var. Operasyonların artarak devam edeceği kanaati de veya beklentisi de kamuoyunda oluşmuş durumda. Tutuklananları gördükçe para ve şöhretin kifayetsiz muhterisleri nasıl köleleştirdiğini daha net gözlemlenebiliyor.
Tüm dünyayı saran, toplumların geleceğini mahveden bu uyuşturucu madde belası ile kolluk kuvvetleri ve yasaların koyduğu cezalar çerçevesinde mücadele önemli. Ancak asıl mücadelenin toplumun bilinçlendirilmesi, nesillerin eğitilmesi ile olması gerektiğini de ifade etmemiz lazım. Uyuşturucu satıcısı veya kullanıcısı profili son dönemlerde dönüşmüş ve farklılaşmış durumda. Yirmi-otuz yıl önce torbacı denildiğinde ekonomik zaviyeden yetersiz, eğitimi, işi, mesleği olmayan, sosyolojik olarak dezavantajlı kabul edilen ve bir an önce köşeyi dönme ve zengin olma hırsıyla bu pisliğe bulaşan eğitimsiz, kifayetsiz tipler veya farklı örgütler ya da baronlar tarafından kullanılan aparat/maşa tipler anlaşılırken veya öyle bir profil genellemesi varken; tutuklamalar gösteriyor ki ekonomik refahın artması ve terör örgütünün pasivize edilmesinden sonra kullanıcı, satıcı profili başkalaşmış. Toplumsal dönüşüm ve yabancılaşma buraya kadar sirayet etmiş.
Toplum önünde olan, haklı veya haksız edindikleri şöhret ile tanınan belki de baronlar tarafından meşhur edilen bu ünlü! şahısların kullanıcı ve tedarik edici/satıcı olarak paraya ihtiyaçtan veya bir an önce zengin olma hırsı ile bu pisliğe bulaştıkları söylenemez. Haz ve hız çağı bu yumuşak ünlü şahısları köleleştirdiği, hayat algılarını mutfak ile yatak odası arasına sıkıştırdığı için farklı dürtü, beklenti ve özentilerle bu hale düştüklerini söyleyebiliriz. Bunlardan birincisi haz almak: meşru gayri meşru her türlü nefsi şımartan duygu ve lezzetleri kısa sürede tattıklarından dolayı haz duygusunun dürtmesiyle partilemeye! başlıyorlar. Uyuşturucu kullanımı bir eğlence gibi görülüyor. Tutuklanan sanık beyanlarından bu anlaşılıyor. Hatta sadece otellerde, evlerde partilemekle yetinmeyip özel jetler marifetiyle göklere çıkaranlar olduğunu verilen ifadelerden öğrendik. İkincisi stres azaltmak: Hak edilmemiş, alın veya akıl teri dökülmeden elde edilmiş şöhret, para, başarı, kifayetsiz muhterislerde ciddi bir baskıya sebep oluyor. Ya düşersem veya kaybedersem korkusu. Yarın/gelecek endişesi. Allah, Kader ve Ahiret inancı yokluğu veya eksikliği madde kullanımını çözümmüş gibi gösteriyor. Aynı zamanda duhul ettiği veya dahil edildiği sosyal çevre gam, keder, endişe, kasavet, yeis ve sıkletten kurtulmanın yolu olarak madde kullanımına yönlendiriyor. Üçüncüsü ise yalnızlık: 2024 yılının kelimesini hatırlıyor musunuz? “Kalabalık Yalnızlık” Kalabalık yalnızlığı en zirvede yaşayan kesim sûni/yapay ünlüler. Balon meşhurlar. Sosyal çevreleri menfaat ekseni üzerinde dönen yapmacık tipler. Kazanılan parada da el emeği, göz nuru, alın ve akıl teri de olmayınca hesapsızlık duygusu sonucunda bu yumuşak ünlüler maddeye başvurmaktalar.
Neden/niçin kullandıklarını bilmek, onlara özenen, göz önünde bir hayata öykünen gençlerimizi eğitecek yetiştirecek olan yetişkinler/eğitimciler açısından önemli. Ancak asıl soru şu. Bu ünlüler! Soruşturmalardan, tutuklamalardan hatta mahkumiyetlerden sonra (daha önce birkaç örneği var) kaldıkları yerden devam mı edecekler? Yine yazılı ve sosyal medyada arz-ı endam mı edecekler? Sosyal medya da “yoğurta su katıp karıştırınca ayran oluyormuş” diye nanoteknolojik bilimsel paylaşım yapmaya, belediyelerin konserlerinden milyonlar kazanmaya devam mı edecekler? Filmlerde dizilerde esas oğlan, esas kız rolleriyle rol model olmaya devam mı edecekler? Şayet bu şişirilmiş meşhur edilmiş su-i misal şahıslar şöhretlerini yaşamaya ve belediyelerin, halkın sırtından milyonlar kazanmaya medya ve sosyal medya aracılığıyla parasına para, şöhretine şöhret katmaya devam ederse geleceği kaybettik demektir. Şüyuu vukuundan beter bir hale dönecektir.
Maddeye bulaşmış, pişman olmuş, tedavi olmuş vatandaşlarımızı elbette kazanalım. Onları toplumdan izole etmeyelim. Ama reklamın iyisi kötüsü olmaz anlayışının hâkim olduğu bir dünya da reklamı yapılarak toplumun gözüne ünlü diye sokulmuş kifayetsiz muhterisleri kötü ünlü oldukları için itibarsızlaştırmak gelecek nesillerimizi kazanma ve uyuşturucuya karşı koruma hususunda atılmış önemli bir adım olacaktır. Galatı meşhur dilde/edebiyatta tolere edilebilir ama gulatı meşhurları toplumda tolere etmek geleceğin dibine dinamit koymaktır.