Osman Uzunkaya

Annemin şarkıları

Osman Uzunkaya

Uluslararası Mevlana Vakfı Türk Müziği Korosu geçen hafta sonu Ankara’da bir konsere daha imza attı. Konser, Mevlâna Vakfı Başkanı Mevlana’nın 22. Kuşak torunu Esin Çelebi Bayru’nun himayesinde, Koro Şefi TRT sanatçısı Nebahat Konu ile Keçiören Belediye Başkanı Başdanışmanı; İlahiyatçı, Gazeteci ve Yazar Ayşe Sucu’nun koordinasyonu ve Keçiören Belediye Başkanı Sn. Mesut Özarslan’ın tavassutuyla Keçiören İncirli Yunus Emre Kültür Merkezinde gerçekleştirildi.

Anneler Günü’ne izafeten, “Annemin Şarkıları” adı altında icra edilen konserde Mevlâna Vakfı Türk Müziği Korosu anne sevgisinin nişanesi olarak birçok eseri huşu ile icra etti. Çok sayıda solistin sahne aldığı, solistlere koronun ve seyircilerin de eşlik ettiği bazı şarkılar duygu selinin yaşanmasına sebep oldu. Yüzlerce seyircinin bulunduğu salonda coşkun bir atmosfer yaşanırken, dışarıda hararetle yağan yağmurun tılsımlı sesi sanki şarkılara eşlik eder gibiydi. Bir taraftan rahmet tecelli ederken, diğer taraftan anne sevgisine ithaf edilmiş şarkılar sırayla dile geliyordu. Şarkıları güzel sesleriyle terennüm eden koronun aşk ve vecdi muhteşemdi. Elbette sevgilerin en ulvi (yüce) olanı Allah (cc) sevgisiydi. Sonra Peygamber Efendimiz (sav)’e duyulan sevgi, daha sonra da muhtemeldir ki anne sevgisi gelirdi. Hz. Mevlâna anneliği İlahi rahmetin ve şefkatin yeryüzündeki en büyük yansıması olarak görürdü. Ona göre anne sevgisi karşılıksız, fedakârca ve hayatın her döneminde insana güç veren kutsal bir bağdı. Bu sevgi basit cümlelerle kurulan söz öbekleriyle anlatılacağı gibi; marifet sahibinin ağzında harfler heceye, hecelerde dizeye dönüşürdü. Sonrasında dizelerde vücut bulan o enfes melodiler şelaleler misali gönüllere akardı. Bu sayede duygu ırmağının adı hüzün ve neşe olan iki kolu gönül okyanusunda birleşerek, oradan göz pınarlarına hücum ederdi. Kirpiklerde biriken pareler adeta bunun bir emaresiydi. Anne sevgisini simgeleyen bu emareler, değeri ölçülemeyen bir mücevher mesabesindeydi. Burada söylenen şarkılar diğer şarkılara pek benzemiyordu. Çünkü bu şarkılarda özne anne, tema ise anne sevgisiydi. Dolayısıyla şarkı sözlerindeki anlam ve melodik tını gönüllerde farklı bir tesir bırakıyordu.

Şarkılar şarkılara el verdi, gönüllerde annelere köşkler inşa edildi. Salonda doyumsuz bir atmosfer yaşanırken; bazen ayak direyen zaman, sanki acelesi varmış gibi birden geçiverdi. Yapacak bir şey yoktu. Zaman ona emredileni yapıyordu. Ne koro bu muhteşem şarkıları icra etmekten, ne de seyirciler icra edilen şarkıları dinlemekten bezmişti. Konser seyircilerin istediği dillere pelesenk olan; “Saman Yolu” şarkısıyla sona erse de, annemin şarkılarından biri salonun mermer sütunlarına sızmış hala söylenmeye devam ediyordu; “Annem başa taç imiş, her derde ilaç imiş/Bir evlat pir olsa da anneye muhtaç imiş.”

Sevgiyle kalınız.

Yazarın Diğer Yazıları