Siz bu satırları okurken, ABD ve İsrail güçlerinin İran’a saldırıları on üçüncü gününe girmiş olacaktır. Kendini Dünya’nın hâkimi sanan bu emperyalist ve Siyonist çete; inanılmaz bir güç zehirlenmesi yaşamaktadır. Onlar için ne hukuk önemli, ne uluslararası ilişkiler; diplomasi deseniz hak getire. Gerçek niyetini İran’la müzakere yapma kamuflâjıyla gizleyen ve beklenmedik bir zamanda İran’a saldırarak başta İran’ın dini lideri ve ailesi olmak üzere onlarca üst düzey yetkiliyi ve komutanı öldüren bu çete, ne yazık ki dur durak bilmeden İran’a saldırmaya devam etmektedir.
Yakın geçmişte Gazze’de çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere binlerce insanı katleden tescilli soykırımcılar, İran savaşında da aynı cibilliyetsizliği sürdürmenin peşindedir. Üst üste iki kez bombaladıkları İran’daki kız ilkokulunda öldürülen 168 kız çocuğu bunun en yakın kanıtıdır. Bunlara sorarsanız; “Sivilleri öldürmezler” Güya o okulu da bunlar değil, “ İran bombalamıştır.” Böyle bir pervasızlık olur mu demeyin. Oluyor işte. Bir dediğini diğeri tutmayan, hırsı ve egosu yüzünden Dünya’yı kana bulamaktan zerrece çekinmeyen malum zat, bir gün insanlık vicdanında mahkûm olacaktır.
Bunların gözünde; “Bir damla petrol bir damla insan kanından daha değerlidir.” Değersiz gördükleri o kan ise Müslüman kanından başkası değildir. Bunlar için Gazze’de, Lübnan, Irak ve İran’da katledilen milyonlarca insan zayiat mesabesinde bile değildir. Filistin topraklarında yaşayan Müslümanları, “insansı varlıklar” olarak nitelemeleri bunların insanlıktan ne kadar uzak olduklarının göstergesidir. Gazze’de yaptıkları katliam adeta, “Kopyala yapıştır” tarzında İran’da da uygulanmaktadır. Geçmişte Irak’a, “Kitle imha silahı var” diyerek saldırıp, bir milyona yakın insanı öldürdükten sonra “Yanlış istihbarat” Diyerek, bir özrü dahi çok gören bu çete; bu günlerde de İran’a, “Atam bombası yapacak” Savıyla saldırıyor. Neymiş efendim; “İran atom bombası sahibi olamazmış!” Tam da mesele müzakere yoluyla çözüme kavuşacakken, masayı devirerek İran’a saldıran bu çete, Irakta olduğu gibi hedef şaşırtma peşindedir.
İran Dünya’nın en büyük 3. Petrol rezervine ve Rusya’dan sonra en büyük 2. Doğalgaz rezervine sahip bir ülkedir. Dünya’nın sayılı petrol ve doğalgaz üreticisi körfez ülkeleri bunların tahakkümü altında iken, İran’ın bunu reddetmesi planlarını akamete uğratmıştır. Bunlar, inandıkları sapkın teolojinin gereği olarak Orta Doğuyu işgal edip, sömürmek için sivil nüfusu katletmekte dâhil olmak üzere bölgede, “Taş üstünde taş” bırakmamaya kararlı ve niyetlidir. “Orta Doğuyu yeniden dizayn edeceğiz” ve “ İran savaşı bittikten sonra büyük bir zenginliğe kavuşacağız.” Gibi söylemleri neyin peşinde olduklarının açık ve net göstergesidir. İran teslim olmayacaktır. İnşallah bu savaşı Müslümanlar ve insanlığın sarsılmaz vicdanı kazanacaktır.
Rabbim yar ve yardımcımız olsun.