1. YAZARLAR

  2. Ömer Kocabaş

  3. 2019'un serencamı
Ömer Kocabaş

Ömer Kocabaş

Yazarın Tüm Yazıları >

2019'un serencamı

A+A-

Freni boşalmış bir kamyonun hızı ve tedirginliği içerisinde bir yılı daha geride bırakıyoruz. Geride bırakacağımız yılın muhasebesini yapmadan önce geçen yıl 2019 için beklentilerime bir baktım. 2019 tahmin ettiğimiz gibi ülkemiz adına vasat bir yıl olarak tarihteki yerini alacaktır. Bizi biraz olsun mutlu eden şey yerinde sayıp, geriye düşmektense ileriye doğru attığımız cılız adımlar oldu...

Anlaşılan o ki önümüzdeki birkaç sene boyunca da yılsonu değerlendirmelerimizi ekonomi temelli yapacağız. Ekonomi siyasetin, sporun, sosyal ve kültürel hayatında önüne geçmiş durumda. Bu alanlarda yapılan değerlendirmelerde bile söz dönüp dolaşıp ekonomiye geliyor. 2018'deki döviz saldırısının yaralarını tam anlamıyla saramadığımız ortada. Ekonomimiz belli bir seviyede toparlanma sağlasa da bunun halka yansıması istenildiği kadar olmadı. Sokağa çıkıp vatandaşa derdin ne diye soracak olsak alacağımız klasik cevap zamlar olacak. Belli bir seviyede yapılan zamma kimse bir şey demez ama başta temel gıda, ihtiyaç maddelerine gelen keyfi zamlar ve artan elektrik ve doğal faturalarının bir izahı yok.

Yıl içerisinde dolar beş buçuk liranın altını da gördü ama önceki yıl kur yüksekken yapılan zamların hiçbiri geri alınmadığı gibi yenileri de yapıldı. İnsanlar artık temel ihtiyaçlarından bile mümkün olduğu kadar taviz vermeye çalışıyor. Gözünü para hırsı bürümüş esnaflıktan nasibini alamamış tüccarlara beddua etmekten başka elden bir şey gelmiyor. Türkiye çapında üreten fabrikadan mahalledeki esnafa kadar herkes kendisinden sorumludur. Sırf döviz arttı diye deposundaki mala bile zam yapan ahlaksızlar anlayış beklemesin. Mazlumun ahının yerde kalmayacağını batan firmalarda defalarca gördük. Ders almak için ibretlik manzaralardı. Hükümetin serbest piyasayı bahane ederek ekonomiye tam anlamıyla müdahale etmemesi ve vatandaşın keyfi zamlarla muhatap olması bu senede değişmedi. Sözde 2020 için adımlar atılacakmış, bekleyip göreceğiz...

2019 yılı Konya açısından da pek parlak geçmedi. Ekonomik sıkıntıdan doğal olarak şehrimizde etkilendi. İnşaat sektörünün yaşadığı sıkıntı ise evlere şenlikti. İnşaatçılık eşittir banka kredisi mantığıyla hareket eden sözde müteahhitler battı. Bir kısmı inşaatlarını yarım bırakırken bir kısmı da yurtdışına kaçtılar. Elbette geride binlerce mağdur bırakarak. Yerel yönetimlerin herkesin kafasına göre inşaat yapmasına dur demesi gerekiyor. Ortaya konan proje belki fiziki olarak uygundur ama şirketlerin sermaye yapısına bakılmadan onay verilen projeler yüzünden bugün şehrin hemen her noktasında yarım kalmış bir inşaatla karşılaşabiliyoruz. Uyanık, ahlaksız müteahhitler yüzünden borçlarının büyük bir kısmını ödemesine rağmen bankalar tarafından evlerine el konulan vatandaş ise derdini kimseye anlatamıyor. Çünkü ahlaksızlar hırsızlığı hukuka uygun bir şekilde yaptıklarından vatandaş sadece hırsızın hiç mi suçu yok diyebiliyor(!)

2019 yılı Konyaspor açısından da oldukça kötü geçti. Maddi sıkıntılar nedeniyle istenilen transferler yapılamadığından takımımız yine küme düşme tehlikesini yaşıyor. Taraftarlığı alınan skor üzerinden yapanlar çok değil birkaç yıl önce göğe çıkardıkları Aykut hocanın istifasını isterken, geçen yıl Rıza efendi diye dalga geçtikleri Rıza Çalımbay bu yıl başarılı olunca keşke demeye başladılar. Emin olun bu takımın değil alınan skorun taraftarı olanlar ikinci yarıda takım biraz toparlanınca tekrar Aykut hocayı övmeye başlarlar. Aykut hoca bildiğinden şaşmaz, birkaç tane de nokta transfer yapılırsa takımımız tekrar toparlanacaktır.

2019 yılı kişisel anlamda durağan geçti. Benim gibi rutini seven bir insan için oldukça iyi olduğunu söyleyebilirim. Bu arada bu yıl içerisinde yıllardır ötelediğim yüksek lisans tezimi nihayet bitirerek "Yüksek Gazeteci" oldum. Şaka bir yana her şey zamanında güzelmiş, belli bir yaştan sonra öğrenciliğe dönmek yıpratıcı oldu. Bu süreçte yanımda olan başta danışmanım Prof. Dr. Caner Arabacı'ya, bölüm başkanımız Prof. Dr. Bünyamin Ayhan'a hayatı ve eserleri üzerinde çalışma yaptığım D. Mehmet Doğan'a ve bu süreçte yanımda olan aileme sonsuz teşekkürler...

2020 yılı ile ilgili yüksek bir beklentiye girmek istemiyorum. 2019'u aratmasın yeter...   

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT