Prof. Dr. Ramazan Altıntaş

Prof. Dr. Ramazan Altıntaş

Hz. Peygamber (a.s) ve Gençlik

Bu sene Diyanet İşleri Başkanlığı Mevlid-i Nebi Haftasının ana temasını “Hz. Peygamber ve Gençlik” olarak belirledi. 17-24 Kasım 2018 tarihlerinde kutlanacak olan bu haftada “gençlik” konusu üzerinde durulacak.  Mevlid-i Nebi Haftası yurt içi ve yurt dışında yoğun bir şekilde kutlanmaya başlandı.

İnsan hayatı; çocukluk, gençlik, yetişkinlik ve yaşlılık olmak üzere belirli ve sınırlı bir zaman diliminden ibarettir.  Bu dört dönem içinde gençlik, insan hayatının en kritik ve en problemli dönemini oluşturur. İnsan geleceğini ya bu dönemde kazanır ya da kaybeder. Nitekim Hz. Peygamber (a.s) “ihtiyarlık gelmeden gençliğin kıymetini bil” buyurmak suretiyle insan hayatının baharı olan gençliğe dikkatlerimizi çekmişlerdir.

Gelecek, gençlerindir. Geleceğimizi emanet edeceğimiz gençlerin iyi yetişmesi için manevi ve ahlaki alanda büyük yatırımlar yapılmalıdır. Eğitimle birlikte, gençliğimizin önüne iyi örnek rol modeller konulmalıdır. Kur’an’da örnek olarak Hz. Âdem’in oğullarının anlatılması, Hz. İbrahim’in gençlik döneminin sunulması, iffet ve sabır modeli olarak Hz. Yusuf’un gösterilmesi,  Hz. Meryem’in teslimiyet örneği olarak takdim edilmesi ve Ashab-ı Kehf gençliğinin tevhid yolunda imtihanı hep gençlerimiz için anlatılmaktadır.

Bilindiği gibi Hz. Peygamber İslam’ı kitlelere duyurma görevini yerine getirirken daima yeniliklere açık olmuştur. Bu bağlamda özellikle idealist ve enerjik bir kesimi oluşturan gençlerden istifade etmiş ve çok yakın destek görmüştür. Onlara, görev vermek suretiyle büyük bir değer vermiştir. Çünkü İslam’ın yeni jenerasyona ihtiyacı vardı.

İslam’a büyük destek veren Mekke’deki gençlerin yaş ortalamaları 10 ila 30 arasındadır. Örneğin Hz. Ali, İslam’a girdiğinde 10 yaşındadır. Her türlü tehdit ve tehlikeye rağmen Mekke’de ilk Müslümanlara evini açan Erkam b. Erkâm 17 yaşındadır. Câfer b. Ebî Talip, Habeşistan kralı Necâşi’ye ve bir grup seçkin önünde İslam’ı anlattığı zaman 25 yaşındadır. Bir hatırlayalım. Mekke’de ilk Müslümanlara akıl almaz işkence ve hak ihlalleri yapılmaktadır. Hukuk ayaklar altına alınmıştır. Hukukun üstünlüğü değil, üstünün hukuku uygulanmaktadır. Bunun üzerine Hz. Peygamber inanç ve fikir hürriyetinin, dahası yaşama hakkının olmadığı bu toplumdan Cafer b. Tayyar başkanlığında bir grup Müslümana Ehl-i Kitap bir kavim olan ve hukukun üstünlüğünü hayata hâkim kılan Necâşî’nin ülkesine hicret etmelerini emretmişti. Bunu haber alan Mekke’nin ileri gelenleri,  hicret eden Müslümanları Mekke’ye geri getirmek için Habeşistan’a bir heyet göndermişlerdi. İnsan haklarından yana olan ve adil bir tutum sergileyen Habeşistan yöneticisi Necâşî, muhacirleri teslim etmek yerine, onları dinlemeyi tercih etmişti. İşte bu gençlerden birisi olan Cafer b. Tayyar, devlet erkânı, seçkin din adamları ve Mekke heyeti önünde İslam’ın evrensel değerler alanında insanlığa katkılarını şöyle özetlemişti:

Değerli Hükümdar! Güçlülerimiz zayıfları ezerdi. Biz puta tapan, leş yiyen, kan döken, eşkıyalık yapan, komşu ve akraba hukukuna riayet etmeyen bir topluluktuk. Allah içimizden soyunu-sopunu bildiğimiz Hz. Muhammed’i peygamber olarak gönderdi. O bize puta tapmanın anlamsız olduğunu; Allah’ı birleyip sadece O’na ibadet etmemizi, haksızlık yapmamamızı, komşu ve akrabalık haklarına riayet etmemizi, helâl ve haram sınırlarına uygun yaşamamızı, zayıfların haklarını gözetmemizi öğretti…”

 Cafer b. Tayyar’ın evrensel ahlak ilkelerini dile getirdiği bu konuşmasında, yaşı 25’di. Rivayetlere göre, Cafer b. Tayyar’ın bu sunumundan Necâşî etkilenecek ve sonra da Müslüman olacaktır. Necaşi, vefat ettiğinde Hz. Peygamber ve Müslümanlar gıyabi cenaze namazı kılmışlardır.

 Eğitim yoluyla Medine’nin hicret yurdu haline gelmesine büyük katkı sağlayan Mus’ab b. Umeyr 25 yaşındaydı.  Zeyd b. Sâbit,  Hz. Peygamberin emriyle iyi derecede İbranice ve Süryanice dillerini öğrendiği ve Kur’an’ın toplanmasında komisyon başkanlığı yaptığında 22 yaşında bir gençti.   İlk defa Yemen’e Allah Resulü’nün elçisi olarak atanan ve toplumun iyi yönde değişmesinde büyük rol oynayan Muaz b. Cebel, 26 yaşındadır.  Suriye seferinde ordu komutanı olarak görevlendirilen Usame b. Zeyd 18 yaşındadır.

Görüldüğü gibi Hz. Peygamber, gençleri liyakatlerine uygun bir şekilde istihdam etmek suretiyle onlara büyük bir değer vermiştir.  O halde eğer biz gençlerimizi kendi medeniyet ve kültür köklerimize bağlı olarak iyi yetiştirir ve dünyaya açık bir fikir ve ruhla donatırsak, inanıyorum ki medeniyet alanında Türkiye’yi ileri, daha ileri noktalara taşıyacaklardır. Yeter ki biz onlara güvenelim ve değer verelim.

Önceki ve Sonraki Yazılar