Terör Eylemi Yapana Terörist Denir

Çetin ve netameli bir coğrafyada olduğumuz kesin. Dünya siyaseti ve gidişatı ile ilgili bir fikri bir planı bir hayali olup da Anadolu’ya bakmayan kimse yoktur. “Elin işi gücü yok da neden kafayı bize taktı” diyenlere cevabımız uzak yakın fark etmeden tarihin kendisi olacaktır. Medeniyetler beşiği derken ya da onca devlet hüküm sürmüş derken esasen bitmek tükenmek bilmeyen kavgaların da tarihini söylemiş oluyoruz.

Sükûn ve huzur içinde sürgit yaşamak nasip olmayacak mı bu coğrafyada? El Hak olmayacak gibi. Mesele nerede ve nasıl durduğumuz. Hem kavgaların onurlusu yine bu topraklarda yaşanacak. Kimisi şehit olacak kimisi ölüp gidecek, kimisi de geberip gidecek.

“Türk” diye müsemma ettiğimiz millet bu toprakların ana unsuru olarak bel kemiğini oluşturur. Türk’ün varlığı ve bu coğrafyaya kazandırdığı ruh çokça devlete ülkeye para babasına gizli servislere rahatsızlık verdi. Kimi korktu, kimi ürktü kimi gıcık kaptı kıskandı, kimi çekemedi hayıflandı. İntikam almak isteyen de var kukla gibi oynatmak isteyen de.

Meydan muharebelerinde savaşıp yendiğimiz onca devlet, onca beylik, onca imparatorluk tarih sahnesinden silinip gitti. Lakin onların torunları ve ait oldukları medeniyet geçmişi, sahiplendikleri ideolojik saplantı kin ve nefretle beslenip yaşamaya devam etti. Kim ne derse desin şahsım adına ben herhangi bir batı ülkesinin bize çıkarsızca dostluk beslediğini düşünemiyorum. Bizi asla aralarına almak gibi niyetleri yok, bizi asla “güya” onların çıktığı medeniyet seviyesine layık görmeyecekler, üçüncü dünya ülkesi görmekten vazgeçmeyecekler.

Türk ve Müslüman olmanın “Müslüman Türk” adıyla zihinlerde oluşturduğu muhkem yapı öyle sıradan, basit ve düz bir şey değildir. Bu bir karar verme işidir, bir duruş bir karşı çıkıştır. Çarpışmayı, kavgayı göze alabilmektir. Kavgayı ve savaşı istediğimiz için değildir bu. İnananların taşıdığı izzet ve şereftendir. Bunu biz kadar onlar da biliyor ve bu yüzden oyunu çamura yatarak ve hile yaparak, vicdan ve insanlıktan çıkarak oynamaya çalışıyorlar.

Her türlü belanın, musibetin, terör ve savaşın kendi toprakları dışında olsun da nerede olursa olsun diye didinen ülkeler kurdukları düzen ve tezgâhın işlemesi için ellerinden geleni arkalarına bırakmayacak. Ekonomiden toplumsal olaylara, silah pazarından karanlık işler trafiğine kadar her türden malzeme onlar için mübah. Ve terör bunlar arasında kullanılması kolay, sonucu etkili, organizesi bildik bir yol olarak onların elinde duruyor.

Müslümanların son çağda yaşadığı buhranlar, çıkmazlar, bilimsel gerileme ve kişisel çekişmeler bu düzeni ve oyunu görmede zorluklar çıkardı. Bilginin ve ilmin gücü onların eline geçerken küçük hesapların peşine düşen bu coğrafya insanı oldu. Art arda iki büyük çağı ıskalayan da biz olduk hakikat penceresinden ayrılan da. Nihayetinde güdülebilir, kontrol edilebilir, pazarlanabilir ülkeler olarak boynu bükük kaldık.

Terör belası da bu süreçte hiç bırakmadı peşimizi, bıraktırmadılar. Yeri ve zamanı gelince kâh hararetlendirdiler kâh eyleme giriştiler. Aynı coğrafyada yıllarca birlikte ve beraber yaşamış ülkeleri teker teker bitirdiler. Türkiye buna karşı durabilecek yegâne ülke yeter ki terör eylemi yapana tek bir sesle ve gür bir şekilde “terörist” diyelim.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum