Bir insanın hayatındaki en ağır anlardan biri, sevdiğini toprağa teslim ettiği o andır.
Ve o an, üzerine ilk toprak atıldığında anladım ki artık onun ne sesini duyabileceğim, ne yüzünü görebileceğim ne de onunla bir daha konuşabileceğim.
Gözlerimin önünde koca bir ömür toprağın altına verildi; iyisiyle, kötüsüyle, anılarıyla ve hatıralarıyla…
İşte tam o anda kendime ilk sorduğum soru şuydu: “Ben bundan sonra senin için ne yapabilirim?”
Bu, o an zihnimde beliren ilk soruydu.
Çünkü insan sevdiğini kaybettiğinde aslında sadece bir kişiyi değil, birlikte yaşadığı hatıraları da toprağa bırakır. Birlikte içilen bir çay, edilen bir sohbet, paylaşılan bir gülüş… Hepsi bir anda geçmişin sessiz hatıraları hâline gelir.
Ve insan o anda şunu fark eder: Hayat sandığımızdan çok daha kısa, hatıralar ise sandığımızdan çok daha kıymetlidir.
İşte o anda düşündüm ki son nefesime kadar babam için hayır yapmak ve onun ardından iyiliklerle anılmasını sağlamak benim en büyük vazifem olmalı.
Peygamber Efendimiz bir hadisinde şöyle buyurur: “İnsan öldüğünde amel defteri kapanır. Ancak üç şey bundan müstesnadır: Sadaka-i cariye, faydalanılan ilim ve kendisine dua eden hayırlı evlat.”
İşte o günden sonra düşündüm ki bir evlat olarak yapabileceğim en büyük şey, babamın ardından hayırla anılmasına vesile olacak iyilikler bırakmaktır.
Kur’an-ı Kerim’de de bu hakikat açıkça ifade edilir: “Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe asla ulaşamazsınız.” (Âl-i İmrân, 92)
İnsan bazen verdiğini kaybettiğini zanneder. Oysa hayır için verilen her şey aslında kalıcı olanın ta kendisidir.
Çünkü insan bu dünyadan göçüp gittiğinde geriye bıraktığı evler, arabalar ya da makamlar değil; insanların kalbinde bıraktığı izler hatırlanır.
Ramazan ayının bereketiyle birlikte artan bolluk, paylaşma ve yardımlaşma duygusu; zekâtın ve hayır işlerinin çoğaldığı bu mübarek günlerde babamın ruhuna bir hayır yapmak istedim.
Ramazan ayı aslında sadece aç kalmak değil, kalbin de paylaşmayı öğrenmesidir. İnsan bu ayda elindeki nimetin kıymetini daha iyi anlar ve paylaşmanın insanı nasıl huzura yaklaştırdığını fark eder.
İnsan bir hayır işine niyet ettiğinde Allah kulunun karşısına öyle güzel insanlar ve öyle anlamlı anlar çıkarır ki bunun bir tesadüf olmadığını hissedersiniz.
Ramazan ayında Ankara’da, Hacı Bayram Veli Hazretleri’nin türbesinde babamın ruhuna hayır için lokma döktürmeye karar verdim.
Bunun için bir lokmacı ile görüştüm.
Konuştuğumuz kişi Mustafa Bey’di.
Bu devirde pek rastlanmayacak bir şey söyledi bana: “Kapora almayız. İşimizi yaparız, lokmalar dökülür, dağıtım biter; ondan sonra ücretimizi alırız.”
Gerçekten de öyle oldu.
Mustafa Bey ve ekibi geldi, hazırlıklarını yaptı.
Ortam tertipli bir şekilde kuruldu, lokmalar taze taze döküldü, dağıtım yapıldı.
Kur’an okunmasıyla birlikte ortamda bambaşka bir manevi atmosfer oluştu.
Lokmayı yiyen herkes memnun kaldı.
Ama beni en çok etkileyen şey ne lokmanın lezzetiydi ne de organizasyonun düzeni…
Bu zamanda hâlâ güven üzerine iş yapan insanların var olduğunu görmekti.
Lokmaları çevredeki esnafa dağıtırken aldığım dualardan biri ise beni çok etkiledi.
Lokmayı namazdan çıkan genç bir kardeşimize ikram ettim.
Bana baktı.
“Kardeşim, bir tane daha al” dedim.
Bir tane daha aldı, gülümsedi.
Tam gidecekti ki bir anda durdu.
Geri döndü ve bana şöyle dedi: “Allah seni cennetine koysun. İnşallah sen cennete girersin.”
O an yüzündeki ifade hâlâ gözümün önünden gitmiyor.
Söylediği dua ise hâlâ kulağımda çınlıyor.
İnsan bazen yaptığı iyiliğin karşılığını büyük şeylerde arar. Oysa bazen bir insanın kalpten ettiği küçük bir dua, yapılan bütün emeğin en güzel karşılığı olur.
O gün bir kez daha anladım ki insan bir hayır yaptığında aslında sadece başkasına değil, kendi kalbine de iyilik yapar.
Bazen alınan tek bir dua bütün yorgunluğu unutturur.
Çünkü insan bu dünyadan göçüp gittikten sonra geriye kalan ne servetidir ne de ünü…
İnsan öldüğünde arkasında bıraktığı servet değil, yaptığı iyilikler konuşulur.
Ve bazen bir insanın ardından kalan en büyük miras, bir başkasının ettiği içten bir duadır.
Allah tüm geçmişlerimize rahmet eylesin.
Lokmacı Mustafa Bey'in iletişim bilgilerini de buraya bırakıyorum. https://www.instagram.com/marifetlilokma?utm_source=qr&igsh=bmdmMG5zZGhyc25k