1. YAZARLAR

  2. Ali Kaya

  3. Yunanistan tehlikeli sularda
Ali Kaya

Ali Kaya

Yazarın Tüm Yazıları >

Yunanistan tehlikeli sularda

A+A-
Türkiye ve Yunanistan ilişkilerinde ana problemler arasında başta Ege denizin de  kara suları kıta sahanlığı ve hava sahalarının genişliği gibi konular ve özellikle de Kıbrıs olmak üzere adalar meselesi zaten var olan kronik problemler olarak sürekli önümüzde durmaktadır. Bütün bu meseleler iki ülke arasındaki çözümsüzlüğün ana sebebi olarak Yunanistan'ın Avrupa’nın şımarık çocuğu olmasından kaynaklanmaktadır. Diğer taraftan Avru’panın ikinci büyük gücü de son zamanlar da Suriye ve Libya da Türkiye karşısın da menfaatleri zarar gören Fransa da kendi menfaatleri gereği Yunanistan ile Türkiye arasında doğu Ak deniz de çözümsüz yeni bir gerilim ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Türkiye Libya ile anlaşarak ilan ettiği ortak MEB alanlarında  Navtex ilan ederek Sismik arama yapmaya başlaması ile Fransa’nın  Yunanistan’a askeri ve siyasi destek vermesi belki sonu savaşa kadar gidecek bir gerilimin ortaya çıkmasına sebep olması önce AB dönem başkanlığı yürüten Almanya’nın arabuluculuk yapmaya başlaması ve görüşmelerin akabinde Almanya’nın arabuluculuk çabalarını boşa çıkaran bir Fransa ve komşusunun tüm uyarılarını dikkate almayan ve arkasında AB ülkeleri ve ABD yi sonsuz destek vereceğine inanan bir Yunanistan var. Evet aslında tehlikeli sulara açılan gerçekte Fransa olmasına rağmen vitrinde poh pohlanan ve gerçek acıyı çekecek olan huysuz bir Yunanistan var.
 
Türkiye ve Yunanistan Nato’ya bağlı iki müttefik olsalar da Ege sorunu ve Kıbrıs sorunu gibi temel sorunlar her iki ülkeyi özellikle Kıbrıs meselesinde savaşa sürüklemiş (her ne kadar Kıbrıslı Rumlarla savaşsak ta arka plan da Yunanistan vardı) veya yakın zamanlarda Kardak kayalıklarında olduğu gibi savaşın eşiğine getirmiştir. Fakat iki ülke arasında kronikleşen bu sorunlar hep çözümsüz kalmıştır. Geçtiğimiz günlerde Nato genel sekreteri Jens Stoltenberg bir açıklama yaparak Türkiye ve Yunanistan arasında son günlerin gerilim konusu olan doğu Ak deniz konusun da tarafların görüşmesini sağlamak için her iki ülkeden olumlu yanıt aldığını açıklamasından hemen sonra Yunan Dış İşleri Bakanı Nato Genel Sekreteri Stoltenberg’i yalanlayarak görüşmeyeceklerini ilan etmeleri Yunanistan’ın iyice kaşınmaya başladığını göstermektedir. Türkiye her defasında diyalogdan yana olduğunu gelin masaya oturalım bu işi konuşalım demesine rağmen Yunanistan şımarık ve pervasız hareketler yaparak Türkiye ile arasında  gerilimin tırmanmasına sebep olması olası bir savaşta AB ve ABD’nin haçlı ruhuyla hareket edeceğine Fransa tarafından inandırılmış olması yatmaktadır.
 
Bu yazımı 9 eylül günü yazıyorum yani İzmir’in kurtuluş günü evet 1922 de İzmir yunanlı askerlerin suya dökülmesi ile düşman işgalinden kurtuldu. Şimdi ki Yunanistan bundan 98 yıl önce dedelerinin denize dökülmesini hala unutamamış ve bunu hazmedememiş olacak ki hala Türkiye’ye karşı bir savaş hayaliyle yanıp tutuşmaktadır. Bizim de ecdadımız o zaman vatanın kurtulması ile hemen burnumuzun dibindeki adalara önem vermemiş olabilir fakat onların yapmadıklarının şimdi hesabını almak içinde biz de sabırsızlandığımızı bilmelerini isterim. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ın da dediği gibi yakın tarihlerini okumalarını şiddetle tavsiye ediyoruz. 
 
Evet Yunanistan ile Türkiye arasında ortaya çıkan doğu Ak deniz sorununda Yunanlılar bölgede gerilimi yükselterek AB ve Fransa’nın desteği ile Ege sorunu, kıta sahanlığı ve Hava sahası sorunlarını kendi lehine dönüştürme çabasında gayret gösterse de Türkiye’nin bu konularda ki ilan ettiği kırmızı çizgilerin aşılmasının savaş sebebi sayılacağını ve Yunanistan’ı sonunda üzüleceği bir yola sürükleyeceğini ve sorunu masa da çözmeleri gerektiğini bildirmesine rağmen  Yunanistan’ın uzlaşmaz tutumu kösteği hak ettiğini göstermektedir.
 
Doğu Ak denizde Yunanistan ile yaşanacak bir savaş Ege denizinde kıta sahanlığı, hava sahası ve adalar meselesini Yunanistan’ın büyük kayıplar vereceği bir zarar ile sonuçlanacağını öngörmekteyiz. Yunanistan tehlikeli sularda yüzdüğünün farkında değil. Türkiye karar verirse Ayşe tatile çıkar ve Mehmetçiğimiz destanını yazar işte o zaman Yunanistan için iş işten geçer ve pişman olur (tha metaniosei). Saygılarımla. 
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT