1. YAZARLAR

  2. Ramazan Tuzla

  3. İŞÇİMİ BULDUM! İŞÇİ Mİ BULDUN?-2
Ramazan Tuzla

Ramazan Tuzla

Yazarın Tüm Yazıları >

İŞÇİMİ BULDUM! İŞÇİ Mİ BULDUN?-2

A+A-

Bir önceki yazımızda, işe alımlarda ortaya koyduğumuz kriterlere giriş yapmış ve devam edeceğimizi ifade etmiştik.

İşçi adayına sorduğumuz soruların, tek başına, işe alımda evet ya da hayır şeklinde bir neticeye bizi götürmemesi gerektiğini de yazmıştık.

Bunları hatırlattıktan sonra sorularımıza başlayabiliriz.

 İşe alacağınız işçiye kendisinin, eşinin, çocuğunun, annesinin veya babasının bir kronik rahatsızlığı var mı diye sorun. İşçinin; eşinin, çocuğunun, annesinin veya babasının rahatsızlığını mazeret göstererek izin talep etmesi, değil işverenliğin, insanlığın gereği olarak kabul edilecek taleplerdir. İşçi tarafından, başvuru formunda bu soruya yönelik verilen cevaplar, sizin de izin verme sabır sınırınızı oluşturacaktır. Eğer işçi, sorumlu olduğu bireylerden herhangi birine yönelik bir rahatsızlık ifadesine yer vermedi ise başvuru formunda, bilin ki, o işçi ile daha fazla çalışamayacaksınız.

Çünkü sabrınız bir gün bitecek.

Annesini ve babasını sorun işçinin. Onların bir işinin olup olmadığını, geçimlerini ve bakımlarını işçinin üstlenip üstlenmediğini sorun. Bilin ki, anne ve babasına karşı sorumluluk bilinci ile yaşamını şekillendiren bir insan, işverenine karşı da sorumluluk duygusu ile hareket edecektir ve bu tür çalışanlarla çalışabilmek de, her işverene nasip olmaz. İşçinin anne ve babasının bakımı ile ilgilenmiyor olmasını olumsuz bir durum olarak da değerlendirmemek lazım gelir.

Esas olan hüsn-ü zandır,

Su-i zanda mesuliyet vardır.

İş başvurusunda bulunan kişiye, sigara içip içmediğini sorun. Sigara içen işçi, aynı zamanda bağımlılığı olan işçidir ve ilk zamanlarda gözünüze dokunmayan sigara molaları ve ortalıktaki izmarit, zamanla işçinizle aranızı açan bir unsur haline gelecektir. Sigara içen bir işçiye, sigara içmeyen bir işçiye gösterdiğiniz toleransı gösteremeyeceksiniz.

Diğer kötü alışkanlıklara değinmeye gerek yok sanırım.

Alacağınız işçinin iş tecrübesini sorun ama iş tecrübesini kazandığı işverenler hakkında ne tür düşüncelere sahip olduğunu da sorun. Eski işvereninin tamamen olumsuz yanlarından bahseden işçi, bilin ki sizin yanınızdan ayrıldıktan sonra, sizi de hayırla yâdetmeyecektir. İtibarınızın, gıyabınızda konuşulanlardan ya da konuşulacak olanlardan etkileneceğini unutmayın.

Eğer alacağınız işçi tecrübeli bir işçi ise ve sizin sektörünüzde faaliyet gösteren bir işletmeden ayrılmış ise, ayrılış sebebini sorun ve kısa hikayesini anlatmasını isteyin. İşçi hakkında önemli bilgilere sahip olacağınızdan emin olabilirsiniz.

Sigortasız işçi çalıştırmazsınız kesinlikle ama alacağınız işçiye, sigortasının yapılmasını isteyip istemediğini ve istiyorsa niçin sigorta istediğini sorun. Cevabına göre hareket etmeyeceksiniz mutlaka. Çünkü, siz zaten işe başlatmadan önce işçinin işe giriş bildirgesini ilgili Kuruma internet ortamında göndermek zorundasınız. İşe alacağınız kişinin kendi hukukunu biliyor olması, sizin hukukunuza da saygı göstereceğine işaret demektir.

“Hak deyince akan sular durur” derler.

İşe alacağınız kişi ile mutlaka uygun süreli bir mülakat gerçekleştirin. Bir çeteleniz olsun ve burada sorularınız yazılı olsun. Duyularının hassasiyetinden haberdar olun. “Suret, siretin aynasıdır” derler. Kişi, gizlemek zorunda olduğunu düşündüğü bir özelliğini, bu tür mülakatlarda genelde ele verir. Kalbi ve fikri istese de, vücudu ve vücut dili buna müsaade etmeyebilir. Kişinin kullandığı kelimeler, akıl seviyesine ve kültürüne işarettir. Farklı kelimeleri kullandığını gördüğünüz bir aday, bilin ki, kalifiye bir işçi olmaya namzettir.

Soracağınız sorulardan biri, işçiye, “ne kadar ücret istiyorsunuz?” olsun. Bu soruyu mutlaka sorun. Aldığınız cevabı, her yönüyle değerlendirin. Sorunuz, sadece ücretin miktarını belirlemek şeklinde olmasın. İstediği ücreti isteme sebeplerini yazdırın işçiye. Cevapta; tecrübeyi, sorumluluk bilincini, kişinin ihtiyaçlarını, yaşam şeklini, kanaatkar olup olmadığını ve açıksözlülüğünü göreceksiniz.

Günde kaç saat uyuduğunu, akşam kaçta yatıp, sabah kaçta kalktığını sorun işçiye. Gece yarılarına kadar televizyon seyreden, oyun oynayan bir işçi,  o günün gündüzünde size hizmet edecektir. Hizmetinden ne kadar memnun kalacağınızı düşünerek karar verin. Verdiği cevabın doğruluğunu, gündüz mesaisinde test etmekte zorlanmayacaksınız.

Sorularımıza devam edelim İnşaallah.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT