1. YAZARLAR

  2. Hakan Bahçeci

  3. 24 KASIM ve TEOG
Hakan Bahçeci

Hakan Bahçeci

Yazarın Tüm Yazıları >

24 KASIM ve TEOG

A+A-

Bir insanı yetiştirme işi belki tüm insanlık tarihinin temel uğraşısı olmuştur. Gelişen ve değişen dünya, “eğitim” işini özel bir meslek olarak şekillendirmiştir. Bu alanın en önemli aktörü ve sahadaki temsilcisi şüphesiz öğretmendir.

            Öğretmenlik mesleğinin ederi ve kıymeti herhangi bir bedele tabi tutulacak değil lakin çağımız dünyası öğretmenliğin ve eğitimin de istatistiğin alanı içine girmesini becerebilmiştir. Her insanın “biricik” olması ve kendine has özellikler taşıması aynı eğitimle bile çok farklı sonuçlar çıkacağı bilinci oluşturmalı.

Standardı olmayan bir iş yapıyor öğretmen. Aynı sınıfta aynı sırada oturan iki öğrencinin her ders için bile aldığı sonuçlar birbirinden farklı olacaktır çünkü uğraşılan şey bizzat insandır. Eğitimde net ve kesin bir isabet sağlanması neredeyse imkânsızdır. Bunu neden ısrarla belirtiyoruz; ne tek başına öğretmen ne tek başına ebeveyn “arzu edilen” bireyi yetiştirebilir. Bu nedenle öğretmen öğrenciyi sonuca götürmez bilakis sonuca gidecek yolda rehberlik edebilir.

Öğretmenlik mesleği halen bir memuriyet görevi olarak ifa edilmektedir. Eğitim işini hemen her devlet ve rejim kontrolü altında tutmak ister bu nedenle öğretmenin de kendi ataması ve programıyla çalışması için programlar geliştirir. Tüm bunlara rağmen, sınıfa girdiği andan itibaren bir öğretmen; tavrı, edası ve kişiliği ile öğrenciye farklı bir açı kazandırma gücüne sahiptir.

Eğitim işini öğretmenlerle yapıyorsak öğretmenin de birey olduğunu memuriyet sınıfında olsa da özel bir meslek olduğunu kabul etmek gerekiyor sanırım. Özel meslek olmasından kastım “özel davranılsın” değil tam tersine yapılan işin ve o işi yapanların standartlara sığmayacağı, sınav sonucuyla eğitim işinin ölçülemeyeceği gerçeğini kabul etmektir.

Öğretmenliğin “peygamberlik mesleği” olduğu ifade edilir, el hâk doğrudur. Doğruya ve iyiye doğru yöneltmek ister her öğretmen. Hangi ideolojik düşünceye sahip olursa olsun mesela  “kastı yoksa” hiçbir öğretmen kopya çekmenin doğruluğunu söylemez, izin vermez. Böyle bir şeye teşebbüs edene önce adalet erdeminden sonra hırsızlığın fenalığından söz eder. Bu yüzden öğretmen dediğimiz o figür peygamberlik mesleği diye yâd edilir.

Bu mesleğe adım atacakların hem devlet hem kendileri tarafınca iyi hazırlık yapmaları gerekiyor. Devlet öyle ya da böyle öğretmen yetiştirme konusunda bir yol tutmuş durumda. Asıl olan sanırım öğretmenin kendini yetiştirme konusunda gayretini, niyetini, emeğini yönlendirmiş olması…

Öğretmenin de bir nevi sınava tabi tutulup taşların eteğe döküleceği sınavlardan biri yaşanacak bu iki gün. TEOG sınavı diyerek kısalttığımız “lise giriş” sınavı. İyi bir orta öğretim ve iyi bir üniversite yolu bu sınavdan geçiyor kanısı çok kuvvetli. Ayrıca bu sınavın ikincisi dolayısı ile telafisi yok. Binlerce öğrenci iyi bir lise okuma sevdasıyla girecek bu sınava. Öğretilecek bir şeyler varsa öğrenilenin de ölçüleceği sınavlar kaçınılmaz sanırım. İyi bir gelecek niyetiyle…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT