1. YAZARLAR

  2. Hamdi Bağcı

  3. Bugün Kadınların Günü mü?
Hamdi Bağcı

Hamdi Bağcı

Yazarın Tüm Yazıları >

Bugün Kadınların Günü mü?

A+A-

Evet, bugün 8 Mart Dünya kadınlar günü. Tabi yine batı kaynaklı kutsallaştırılmış bir gün Dünya Kadınlar günü. 8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başlamışlar. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçi can vermiş. Ve artık o gün dünyada 8 Martı Dünya Kadınlar günü olarak kutlanmaya başlanmış.

Batı toplumu insana zulümde tam anlamıyla dibi buluyor, vicdan merhamet yok ve tabi bu da belirli bir süre sonra insanlarda tepki oluşturuyor ve o tepkinin kutsanması ile de işte bazen işçi bayramı, bazen kadın günü gibi isimlerle o gün anılmaya başlanıyor.

Böyle bir haksızlık benim ülkemde olmaz, benim ülkemde kadın sultan olarak bilinir, İslam dini kadına erkek ile eşit haklar vermiş ve bütün günahlarda ve sevaplarda eşit görmüştür, diyemezsiniz, Amerikalı kadınlar ölmüş ve doğal olarak gün kutsanmalıdır, kutsanıyor.

Hayatta zulüm nedir, aşağılanma nedir, ağır iş nedir, hatta iş nedir bilmeyen bir sürü kadın bugün acı çeken kadınların üzerinden prim yapıp bir sürü açıklama ile gündem oluşturuyor, oluşturacak. Ayşe Arman bile, “Hakkımı isterim, ben zulüm gören bir kadınım” derse ben şahsen şaşırmam.

Neticede işte hep birlikte kutsuyoruz, bugün sıradan bir kurumda bile kadınlar günü ile ilgili etkinlik yapılıyor. Peki, gerçekten acı çeken kadının çilesinde bir azalma oluyor mu? Yok, nerede, neticede o kadın yine horlanıyor, köle yapılıyor, alınıyor- satılıyor, olmadık zulümler görmeye devam ediyor.

Birde bizim toplumumuzda batıda olduğu şekliyle hiçbir zaman zulümlerde katliamlarda olmamıştır. Kadın bizim annemizdir, bacımızdır, kızımızdır, sevdalımızdır… Zulüm yapmak aklımıza bile gelmedi, gelmez. Bu toplumda kadın ile erkek eşit kabul edilmiştir. Bize dayatılan batı menşeli algılama ile biliyorum ki İslam, kadını aşağılayan bir din gibi gösteriliyor. Oysa İslam dininde kadın ile erkek eşittir. Günahta da, sevapta da yaptırımlarda da oran aynıdır. Zamanla batının kadını horlayan Katolik algısı bize, nasıl oldu bilmiyorum ama sirayet etmiş ve belirli bir yüzyıldan sonra, kadın toplumdan dışlanmaya başlanmış. Oysa İslam dininin Peygamberinin patronu bir hanımdı ve Peygamberimizin eşi ticaretle uğraşıyordu.

Tabi önce dindarlığımızı elimizden aldır, insanlar medyanın yetiştirdiği figüranlara dönüştü, soylu kadınlarımız erkeklerimiz soysuz taşralıya, getto serserisine dönüştürüldü.

Diziler, haberler, değerlerinin, ahlakının aşağılanması, reklâmlar milleti ayrı ve farklı bir toplum haline getirdi. Erkek kadınına sahip çıkamıyor, kadınına sadıkta kalamıyor. Günah kolay, günahın hiçbir yaptırımı yok. Ondan sonra kargaşa başlıyor, zulüm başlıyor.

Görüyorsunuz ben Müslüman’ım diyen bir insan hiçbir acıma hissi hissetmeden boşandığı eşini, ona olumlu yanıt vermeyen bir bayanı rahatça öldürebiliyor. Kendisi çok rahat zina yapan erkek, eşinin zina yapmasını gurur meselesi yapıyor, gurur meselesinden ölüm çıkıyor. Oysa bir zina günahında erkeğe de kadına da aynı oranda günahtır, aynı oranda yaptırım gerekir. Kötüler kötülere, iyiler iyilere, mantığıdır bu.

Adam ahlaksızca töre cinayeti işliyor, nasıl bilmiyorum bunu İslam dinine mal ediyorlar. İslam Dininde töre diye bir şey yoktur, cinayet kabul edilemez. Ama anlatamıyoruz, anlamak istemiyorlar. 

İslam dini bir erkeğe zina ya da başka hiçbir günah için öldürme yetkisi vermiyor. Yapılan tam anlamıyla cinayettir. Ölüm ancak devletin vereceği bir karardır. Ama adam infaz yapıyor kafasına göre. Devlet bu ölümleri bitirmeye yetmiyor, basına malzeme lazım onlarda ölümleri çarşaf çarşaf insanlara görsel bir şov olarak sunuyor. Ana haberler bu ölümlerin aktarıldığı gayya kuyusuna dönüşüyor, gazeteler bu haberlerle daha fazla okunma yarışı yapıyor. Haftalarca internet siteleri bu kirli ölümlerden reyting devşiriyor. Olanda millete, geleceğimize, çocuklarımıza, neslimize oluyor. Toplum kaybediyor, kaybettiriliyor.

Peki, ne yapılması gerekiyor, bugün akşama kadar mideniz bulana bulana izleyeceğiniz bu kirli, iğrenç, kadına yönelik şiddet nasıl biter?

Hükümet behemehal TRT aracılığı ile insaflı ve milletin ahlakını da bozmayacak medya grupları ile dizilerde, haberlerde, programlarda toplumu eğiten, insaflı vicdanlı ve imanlı bireylerin yetişmesi için eğitim kampanyası başlatmalıdır.

Televizyon, internet, gazete üzerinden toplumu eğitecek argümanlar geliştirilmelidir.

Okullardaki değerler eğitimi daha fazla geliştirilmelidir. Gençlerimizin tamamına yakını askere gitmektedir. Değerler Eğitimi benzeti bir program kışlalarda da uygulanmalıdır.

Bunları bir an önce yapmazsak bilesiniz çirkef bütün toplumu saracaktır. Bizden söylemesi…   

Önceki ve Sonraki Yazılar