1. YAZARLAR

  2. Hamdi Bağcı

  3. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan
Hamdi Bağcı

Hamdi Bağcı

Yazarın Tüm Yazıları >

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan

A+A-

Milletimize ve Ümmetimize hayırlı olsun. Biliyorum bu ifadeyi kullandığım için bazı okurlarımız bana kızacaklar, bazı dostlarımız, “gazeteciler bu kadar siyasallaşmasa”, diye bize sitemlerini iletecekler.

Ama yinede yazıyorum, evet bu milletin bugün itibariyle Cumhurbaşkanı Adayı, İnşa Allah Ağustos Ayının 11 itibariyle de Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır.

Aslında biz bunu ifade ederken siyasette yapmıyoruz, bir gazeteci olarak bu milletin, hatta genel görünümde ise Ümmetin, insanlığın hayrına olacak bir netice için görüş beyan ediyoruz, hakkın yanında yer alıyoruz.

Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı, aslında tam ifade ile de liderliği siyasi bir ifade değildir, bu milletin geleceğini kurgulama hayalinin cereyanıdır.

Recep Tayyip Erdoğan basit politik argümanlarla anlaşılabilecek, Fenerbahçe’yi ya da Galatasaray’ı, ya da Konyaspor’u destekler gibi parti desteklemekle ifade edilebilecek, düşman olunabilecek, kardeş olunabilecek, tabi olunabilecek bir lider de değildir.

Eğer Recep Tayyip Erdoğan’a düşmansanız bu milletin büyümesine, Ümmetin kardeşliğine, dünyada barış ve hoşgörünün kazanmasına düşmansınız demektir.

Recep Tayyip Erdoğan’a düşman olmak demek bu milletin birliğine, dirliğine, geleceğine düşman olmak demektir.

Zira Recep Tayyip Erdoğan bugün aslında tam da bunları ifade eden, Ümmetin birliğini ifade eden, Türkiye’nin büyümesini ve gelişmesini ifade eden, yiğitçe duruşu ifade eden, namertlikten ve mandacılıktan efendiliğe, mertliğe, kendi kaderini kendinin tayinini ifade eden bir kavramdır.

Recep Tayyip Erdoğan’ı kavramlaştıranlar bizde değiliz, ona düşman olanlardır, ona düşmanlığı aslında Ümmetin dirliğine düşmanlık olarak görenlerdir, İstanbul’a dünyanın en büyük havalimanının yapılmasını istemeyenlerdir, Konya’nın medeniyet merkezi olmasını kabul edemeyenlerdir.

Konya ile Şam’ın, İstanbul ile Mekke’nin, Ankara ile Bağdat’ın, Malatya ile Buhara’nın, Kayseri ile Serhend’in, Sakarya ile İsfahan’ın, Belh’in arasındaki köprüleri yok etmek isteyen, bu milletin kendine gelmesinden ürken bir mantık Recep Tayyip Erdoğan ifadesini kavramlaştırmıştır.

Onun için bu millet tarihi çok iyi okumalı ve bunun gereği olarak da geleceğe dair adımlarını çok net atmalıdır.

Herkes şunu bilmelidir, mesele politik bir mesele değildir, mesele bu milletin kıyamete kadar bu topraklarda hâkim olması meselesi, yeniden dünyaya medeniyet ışığı saçabilme meselesidir.

Mesele ya devlet başa, ya kuzgun leşe meselesidir.

Eğer Doğu Türkistan’dan, Kafkasya’ya kadar, Güney Afrika’dan, Myanmar’a kadar, Beyrut’tan, Şam’a, İskenderiye’den, Bağdat’a, Kahire’den, Trablus’a kadar, Afrika’nın derinliklerinden Amerika’ya kadar Müslümanların kardeşliğini savunuyor ve zulmün artık bitmesi gerektiğini yüksek sesle söyleme gücümüz olsun diyorsanız evet Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak zorundadır.

Ben onun için bu konuda taraf olduğumu kesinlikle saklamıyor ve hatta en yüksek perdeden ilan ediyorum, çünkü inanıyorum ki Recep Tayyip Erdoğan bu millete, genel olarak da Ümmete bu çağda Rabbimiz tarafından gönderilmiş bir lütuftur.

Ve tabi Rabbimize dua ediyoruz;

Allah’ım ayağımızı kaydırma, liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’ın ayağını kaydırma, ona yardım et. Recep Tayyip Erdoğan’ın bu milleti ve genel olarak da Ümmeti derleyip toparlaması için güç kuvvet ver, yanına hayırlı ve sadık yardımcılar ver. Hz. Süleyman’a verdiğin Asaf gibi hem evliya, hem büyük bir devlet adamı olan vezirlerden vezirler nasip et.

Bu milletin kendine gelmesi için yardım et, kalplar senin elindedir Allah’ım, milletimizin kalbini doğruya, hakka döndür ve hepimize ihsan lütfet. Âmin

Buradan hangi partiden olursa olsun bütün kardeşlerimize de diyorum ki, lütfen bu konuyu bir kez daha düşünün. Olay takım tutmak gibi parti tutmak meselesi değildir, olay milliyetçilikle, Kürtçülükle anlaşılabilecek bir olay değildir. Bugün ülkemiz çok önemli bir kavşaktadır. Yeni Türkiye’yi kurmak zorundayız, ya da tarih bizi yutacak.

Bunu da ancak Recep Tayyip Erdoğan gibi dirayetli bir liderle kurabiliriz.

Kudüs özgür olmalıdır, Ayasofya özgür olmalıdır, Doğu Türkistan’da kardeşlerimiz zulümden kurtulmalıdır, Müslümanların Müslüman katletmesi önlenmelidir, coğrafyamızdaki milletlerin kaderlerinin batı tarafından, emperyalist ve Siyonistlerce belirlenmesi süreci tamamen bitirilmeli ve bu milletler kendi kaderlerini kendileri tayin etmelidir.

İşte onun için Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı olmalıdır.

Rabbim bu süreci milletimiz ve Ümmet için hayırlı kılsın, şu mübarek ayda, hep birlikte Yeni Türkiye’nin kuruluş öyküsünü yazmaya başlama vakti gelmiştir.

Hayırlı Mübarek Olsun.

 

 

 

 

   

Önceki ve Sonraki Yazılar