Doç. Dr. Ömer Akdağ

Doç. Dr. Ömer Akdağ

Yazarın Tüm Yazıları >

İBADİ

A+A-

Her diplomalı olan şerefli olmuyor. Irak başbakanı İngiltere’de doktora yapmış. Ülkesinde, kendisine emanet edilen halkın ırzına musallat olan ecnebi askerlerden rahatsız olmuyor, yüzlerce yıl hâmisi olan Türk askerinden rahatsız.

Irak başbakanı, bir sömürge memleketine mensup. Onun namus anlayışında “kaymalar” olabiliyor. Biliyorsunuz Irak yakın zamana kadar İngiltere’nin sömürgesiydi.

Peki, bizimkilere ne oluyor?

BABAM

Zaman zaman tekrar etmeyi tercih ederim.

Annesi ve babası sağ olanlar, bayram olarak görsünler. Ebeveyn duasının alternatifi yoktur.

Anneler bizi karnında dokuz ay taşımakla kalmadı. Doğurmanın nasıl bir vaka olduğunu biz erkekler ancak teorik olarak biliriz. Onu annelere sorun.

Annelerimiz bizi doğurduktan sonra 6-7 yaşına kadar bize nasıl kol-kanat gerdiklerini anlatmak için kelimeler kifayet etmez.

Annelerimizin hayatta olmaları bizim için en büyük şanslardan biridir. Anne duası, duaların şahıdır.

Sabah namazlarını annemizin yanında kılmak, umreye gitmek gibidir.

Her anne, evladının her gün sesini duymak ister.

Annelerimize her gün hiç olmazsa telefon etmeliyiz.

Annelerimizin alternatifi yoktur.

Babalarımızın da…

2005 yılıydı.

Bir ara çok rahatsızlandı.

Yanındaydım. İnanmış insanlar böyle zamanlarda “doktor, doktor” diye bağırmazlar.

Bana dedi ki, “beni kıbleye çevir”.

Belli ki, ebedî âleme gitmeye hazırlanıyordu.

Kıbleye çevirdim.

Daha sonra sıhhatine kavuştu.

Aradan yıllar geçti.

2014 yılının 12 Ekim’inde saat 17. 45’de hakka yürüdü.

Yani bugün babamın ebedî âleme gitmesinin devre-i senesidir.

Yanında annemin okuduğu ve içinden tekrar ettiği yasin-i şerifi terennüm ederek hakka yürüdü.

Fatihalar beklerim babam için.

"Olası depreme karşı önlem alınacak" diyor. Deprem olmasını temenni eder gibi. "Muhtemel" desen ne olur? 1930'ların kafası işte budur.

Kerbela'yı vesile ittihaz ederek kan ve fitne zemini hazırlayanlar, kader hususunda problemi olanlardır. Ehl-i sünnet mensubu kadere inanır

Biz Müslüman Türküz. Ehl-i beyt ve eshaba hürmetkarız. Biz fitneci değiliz. Türke fitneci olmak yakışmaz. Türk, ehl-i sünnet oldukça Türktür.

"Sı" eki kadim Türkçe'de temenni ifade eder. adam ola(sı), gebere(si), kahrola(sı).Öyleyse "muhtemel" yerine kullanılan "olası" ne demek?

Hz. Hüseyin'i canımız gibi severiz. Hz. Muaviye'yi de aynı şekilde severiz. Biz ehl-i sünnetiz ve biz Türk milletine mensubuz. Müftehiriz.

Hz. Hüseyin sevgili peygamberimizin en sevgili torunlarındandır. Onu severiz. Hz. Muaviye peygamberimizin sır katibidir. Onu da severiz.

"Yer ve gök mevcut oldukça doğu ve batıda bulunan fakir ve muhtaç Müslümanlara vakfımdan yardım edilecektir". Celaleddin Karatay.

Hala Sultan Abdülhamid'e düşmanlık besleyenler var. O olmasaydı Milli Mücadele'de İzmir'i değil Ankara'yı müdafaa ederdik.

Bizim medeniyetimiz imanımızın eseridir. İmanımızdan mahrum etmek isteyenler bizi medeni olmaktan alıkoymak isteyenlerdir

Bir kadına yapılan darbın ceza alabilmesi için mutlaka o kadının şortlu mu olması gerekiyor? Tesettürlü olunca ceza indirimi mi gerekiyor?

Reklam yapıyor "bu taytı giydim ve eridim" diyor. Bu reklamı yutarak o taytı alan kadın varsa, diyeceğim ki, gerçekten bunları saçı uzun.

Misafire ikram edilen çayın bardağında dudak payı konulmazsa, misafire "hemen git" manasına gelir.

Birisi "sünni ile aleviyi birleştirmeye çalışıyorum" demiş. Kuraldır, unutma, sonraki, daima öncekine tabidir. Kendi işine bak sen.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT