1. YAZARLAR

  2. Hamdi Bağcı

  3. Ramazan Ayı Konya’nın Hasat Ayı
Hamdi Bağcı

Hamdi Bağcı

Yazarın Tüm Yazıları >

Ramazan Ayı Konya’nın Hasat Ayı

A+A-

Konya Ramazan’da manevi yönden hasat yapar, bolca ibadet yapılır şehrimizde.

Dualar, davetler, zikirler, sohbetler, camilerdeki Teravih coşkuları, evlerdeki Sahur coşkusu ve tabiî ki her camide Ramazan ayı boyunca devam eden Kuran ziyafetleri, Mukabeleler Ramazan Ayını Konya’da harika bir atmosferde geçirmemiz için müthiş olanaklardan sadece birkaçıdır.

Evet, ama aynı zamanda maddi hasat dönemi de bu yıl Ramazan ayına denk geliyor. Şimdi Konya Ovasında Konyalılar hasat yapıyor, buğdaylar, arpalar, yulaflar biçiliyor, ofise getiriliyor, hummalı bir çalışma Konya Ovasında sürüyor.

Bir taraftan da pancarlar su ister, fasulye, domates, patates, kavun, karpuz tarlaları tam hasat öncesi tabiri caizse en civcivli dönemlerini yaşarlar bu günlerde…

Ne yalan söyleyeyim, insan köyü, tarlayı, toprağı, buğday kokusunu yeni yeni ürün vermeye başlayan sebze tarlalarını, salatalığı dalından koparmayı özlüyor.

Dün Elveda Ankara isimli kitabın da yazarı olan Sayın Sakine Akça’nın sosyal medyada yer alan bir mesajını okurken bunları düşündüm…

Sakine Hanım Sille alt geçidinde asılmış bir çift el dokuması köy halısında eskiden var olan Cami Yıkama günlerini hatırlamış. İşte biz de Sakine Hanımefendinin mesajından türüm türüm kokak domates tarlalarını, buğdayları hatırladık…

Aslına bakarsanız ben de o Cami yıkama günlerini çok iyi hatırlıyorum. Adeta bir mahallenin camisini yıkama işi törenle yapılırdı. İmam efendi ilan eder, mahalledeki bütün bayanlar camiye gelir halılar, çırpılır, hatta yıkanır, cemi tertemiz yapılırdı.

Çocukların neşeli oyunları karışırdı o temizliklere, Camisinde temizlik yapılan mahallede bir bayram havası eserdi.

Şimdilerde hiçbir şey eskisi gibi değil. Belki o zamanlarda dünyanın, ülkemizin sıkıntılı günleri olurdu, Müslüman kardeşlerimiz zulme uğrarlardı elbette ama iletişim bu kadar yaygın olmadığı için ne Gezi Parkı gibi ülkeyi karıştırmak isteyen eşkıyaların provokasyonları, ne Suriye’de olduğu gibi zalimlerin Müslüman kıyımı, ne Mısır’da olduğu gibi ABD ayak oyunları ile Müslümanların hizaya getirildiği operasyonlar ortalama insanlar tarafından takip edilemez ve böylece ciğerlerimizde yanmazdı…

Belki bugün daha iyi, Müslüman kardeşlerimizin durumundan haberdar oluyoruz ama gücümüzün akan kanı durduramadığını bilmek bize müthiş bir baskı uyguluyor. Kalbimiz yoruluyor, umursamasak olmuyor, adeta imanımızdan şüphe ediyoruz, dert edinsek derde derman olamıyoruz bir acayip çelişki…

Netice itibariyle Konya’mızın maddi ve manevi hasat günlerinde biz kanadı kırık serçeler gibi mahzunuz. Üstat Erdem Bayazıt (Allah Rahmet Eylesin) Veda şirinde bahsettiği gururu yıkılmış soy atları, gözleri kör olmuş kırlangıçlar gibi gitmek istiyoruz bir yerlere ama bizi kim nereye kabul edecek ve yeryüzünde bu acıları hissetmeyeceğimiz, ya da bu acıları durdurabileceğimiz bir mekân var mı ki?

Elbette yapacak bir şey yok, Müslüman ümitsiz olamaz, Rabbimiz var ve elbette bu sıkıntıların biteceğine, bir Musa’nın (S.A.) geleceğine, umut dolu Muhammet Mustafa’nın (S.A.V.) dünyayı yeniden güzelleştireceğine bizler hep inanmalıyız ve inanıyoruz…

Belki işte sıkıntıların dağ gibi karşımıza durduğunda iftar vakti ezanın okunması ile içtiğimiz bir bardak suyun içimize verdiği neşe gibi bir gün bu dağların ötesine geçip güzel bir dünyanın kurulacağına da inanmamız gerekiyor. Belki her iftar bir müjdedir, belki her iftar bize yeni umutların, açılan kapıların bir müjdesidir…

Bilemiyorum, bildiğim bu hasat günlerinden yapabileceğimiz en güzel şeyin secdeye kapanarak Rabbimize Müslümanların hali için yalvarmak. Bugün ülkemizde kandırılmış, yoldan çıkarılmış, oyuncak hale getirilmiş gençlerimiz insanlarımız, çocuklarımız için dua etmek.

Belki CHP’liler için bile dua etmeliyiz, Allah Kemal Kılıçdaroğlu’na, Hüseyin Aygün’e, CHP’nin terör destekçisi, darbe destekçisi, zulmün oyuncağı milletvekillerine, mensuplarına da ellerimizi açıp dua etmeliyiz, “Allah’ım bu insanlara gerçekleri göster, gördükleri gerçekler karşısında dilsiz, kulakları sağır koyma, ihsan, hidayet nasip eyle” diye…

Siyonistler için, Avrupalılar için, Ruslar için, İsrail Oğulları için Rabbimize dua etmeliyiz. Ne kadar çoklar belki Müslüman düşmanları, huzur bozucular ama unutmamalıyız Rabbimiz hepsinden, her kalabalıktan, her güçten kıyas edilmeyecek kadar daha büyük.

O (C.C.) var, keder yok…

Hasat günleriniz bereketli olsun…

Önceki ve Sonraki Yazılar