1. YAZARLAR

  2. Hamdi Bağcı

  3. 42 Konya Televizyonundan Ayrıldım
Hamdi Bağcı

Hamdi Bağcı

Yazarın Tüm Yazıları >

42 Konya Televizyonundan Ayrıldım

A+A-

Biraz duygu yüklüyüm bu konuda, zira ben bu televizyonda çalışmayı niye bilmiyorum, çok seviyordum…

Belki bir gün, sunduğum bir Ana Haber Bülteni sonrası bir teyzemizin beni arayıp, “Evladım dua ediyorum, bu kanalda sen hep çalış… Çok zor günlerinde hep burada durdun, koyup gitmedin… Ana Haber Bültenini hep senden dinliyoruz.” dediği için bu duygusallığı yaşıyorum…

Belki o teyzemizin duasının sirayeti olarak beni bu duygusallık kaplıyor…

Ama yapacak bir şey yok, 42 Konya Televizyonunda yönetim değiştikten sonra çok net bir siyasallaşma süreci başladı…

Aslında Allah biliyor sabrettim, doğru olarak görmediklerimi okudum, söyledim…

Belki bir noktaya gelir diye bekledim ama olmadı, olmadığı gibi de her geçen gün biraz daha siyasallaştı…

Ve artık benim açımdan da çalışılabilir olma noktasından çıkmış oldu…

Aslında çok açık yazayım ilk ayrılma kararını geçen Cuma günü Sayın Lütfi Yalman yayına Ana Haberde çıktıktan ve Ana Haber sonrası yayınlanan “Derin Analiz” isimli programdan sonra almıştım…

Televizyonun yöneticileri sıkıntıya düşmesinler, ben ayrılırken kuruma zarar vermiş olmayayım diyerek, ay sonunda ayrılacaktım…  

Ama Salı günü Saadet Partisinden bir yetkili ile yapmış olduğum telefon görüşmesi sonrası bu kurumda artık çalışmamın doğru olmayacağına karar verdim ve ayrıldım…

Şunu da ifade edeyim, ben savunduğumu Allah Rızası için savunuyorum…

Doğru bildiğimi söyledim, doğru bildiğimi yazdım ve böyle olması hayırlıymış böyle oldu…

Olsun, Rabbimize kesin ve net iman etmemiz gerekiyor, tevekkel Allah dememiz gerekiyor…

Burada şunu ifade etmek isterim, Saadet Partili yetkililer 42 Konya Televizyonunu da, diğer yayın kuruluşlarını da bu kadar siyasallaştırmakla bu kurumları bitiriyorlar…

Büyük zararlar veriyorlar, biz ifade edelim…

 

Başka birçok kurumda bir partiyi övmek ya da yermek kişisel bir saldırı olmadığı sürece hiçbir problem olmuyor…

 

Sonra TÜRGEV konusundaki saldırı, taşeron işçiler konusundaki saldırı, D8 suçlaması, zina suçlaması, seçim sürecinde ve sonrasında siyonist uşakları paralel örgütle birlikte hareket etmeler, bunlar kabul edilebilir şeyler mi?

 

“Kardeşim bu paralel örgütün mensupları devlete ihanet etti”, diyoruz, “siz bunlara siyonist uşağı derdiniz, biz bunları severdik, şimdi sizin yanınıza geldik, siz haklıymışsınız” diyoruz, adamlar bizim yanımızda durmuyorlar, siyonist uşaklarını yanına geçip bize saldırmaya başlıyorlar…

Bunlar olacak işler mi?

Sonra Saadet Partisinin mensuplarına şunları da ifade edeyim;

Merhum Necmettin Erbakan vefat etti Erbakan Hoca hala hayattaymış gibi siyaset yaparak, Merhum Erbakan’ı tamamen insanların gönlünden de düşüreceksiniz…

Erbakan Hoca milli sermaye, milli sanayi, ahlak ve maneviyat için uğraşıyordu ve hiçbir zaman oy için esaslarında bir değişiklik yapmadı…

Şimdi Erbakan Hoca hayatta olsaydı siz paralel örgütle birlikte hareket edebilir miydiniz?

Size “hadi oradan” der sustururdu…

Yazık oldu, yazık oluyor, korkarım ki Saadet Partisi bu çizgisini devam ettirirse Merhum Erbakan ismi o kadar siyasallaşacak ki, üniversitedeki isim bile tartışılır hale gelecek…

Biz ayrıldık ama bu teşkilatı yakmayın, yazık oluyor, bu teşkilat kutsal bir teşkilat, durduğunuz çizgi ile en büyük yanlışı Milli Görüş’e yapıyorsunuz…

Neyse sevgili okurlar, duanızı bekliyorum,

Allah yar ve yardımcımız olsun… 

Önceki ve Sonraki Yazılar