1. YAZARLAR

  2. Ramazan Yaşar

  3. Orhan Miroğlu’nun haklı isyanı…
Ramazan Yaşar

Ramazan Yaşar

Yazarın Tüm Yazıları >

Orhan Miroğlu’nun haklı isyanı…

A+A-

Daha önce bu köşede Star Gazetesi’nden Orhan Miroğlu’nu okumanızı tavsiye etmiştim. Miroğlu artık sadece yazar değil. Çiçeği burnunda bir siyasetçi şimdi. AK Parti’den Mardin 1. sıra milletvekili adayı. Miroğlu, Kürt siyasi hareketinin içinde yıllarca mücadele etmiş, Musa Anter’e suikast düzenlenirken yanındaki tek kişi. Anter’e sıkılan kurşunlardan O da nasibini aldı. Ancak Allah’ın verdiği canı, O’ndan başka almaya kimsenin gücü yetmedi…

Miroğlu’nun yazıları, çözüm süreci ve Kürt sorununa açtığı ufuklar açısından önemli. Bugün AK Parti’de siyaset yapıyor olması da önemli. Ancak Miroğlu’nun AK Parti tercihi HDP seçmenini pek memnun etmemiş. Güneydoğu illerinde HDP dışındaki, farklı siyasi tercihlere yönelik ciddi bir baskı var. Gazete ve televizyonlardan ses bombası atılan, taşlanan seçim ofisleri, adaylara ve seçmenlere yönelik baskı haberlerini okuyor ve izliyoruz.

Orhan Miroğlu da sahada bu baskılardan payına düşeni almış. Yazısında bu baskıya isyan ediyor. Seçim çalışmalarını 10-15 kişilik silahlı koruma ile yaptığını söyleyen Miroğlu; “Burada savaş modu siyaset yapıyoruz. Kalemim dışında elime hiç mantar tabancası bile almış insan değilim. Ama şimdi gelmişim kendi ilimde seçim çalışması yapıyorum ve silahsız gezemiyorum.”

“Kürtler’in başını belaya sokanlara maruzatımdır” başlığıyla yazdığı yazısında ise isyanını ortaya koyuyor. Bu uyarıları dikkatle okumak ve ders çıkarmak lazım. İşte o yazı…

“Devlet yüzyıl boyunca “inkar hakkını” kullanırken yanındaydınız, dağa çıkanın da, isyan edenin de başı kesilir diyordunuz. İstiklal mahkemeleri, takrir-i sükun, Dersim, Sivas toplama kampı, sıkı yönetim mahkemeleri, Diyarbakır Cezaevi, faili meçhuller, JİTEM’in  cellatları hepsi ama hepsi sizin eserinizdir. Kürt halkının kendi hakları için mücadelesinin önüne hep engeller koydunuz. 70’li 80’li yıllarda demokratik mecrasında giden bir siyasi hareketi yolundan saptırıp şiddetle buluşturdunuz.

Şiddet yolunu seçenleri de kendi hallerine bırakmadınız tabi. Bekaalara taşınıp durdunuz. Sizin karanlık planlarınızın sonucu, bu hareketin lideri ile, bu hareketin kurumları şimdi bambaşka tellerden çalıyor. Öcalan’ın yaptığı bütün çağrılar sizin algı operasyonlarınız nedeni ile boşa çıktı. Öyle bir oyun kurguladınız ki HDP’yi kendi gerçek zemininden uzaklaştırıp Cihangir ve Nişantaşı’nın beyaz odalarına hapsettiniz.”

***

Ama öyle görülüyor ki gidişattan pek memnun değilsiniz. Kürtler gerçeği bütün çıplaklığı ile görüyor, bu HDP onların HDP’si değil artık, HDP’yi kendinize benzetmeyi başardınız! İçinizden bir hatun, geçenlerde “Nişantaşı, Cihangir tamam ama islamcı Kürtleri ikna etmek lazım” deyip, HDP’nin vitrinine koyduğunuz İslamcıları göreve çağırıyordu. İyi de, bu İslamcılar Kürtlere ne anlatacak, anlatacak ne kaldı?

***

İnkarı bitiren, cinayetleri ve savaşı durduran, çözüm sürecini başlatan ve  Mesut BARZANİ ile el sıkışan bir lidere karşı toplumun içine nefret yaydınız. Şimdi de HDP’nin içindeki, kendi “davasının” peşinde koşup durmaktan başka bir marifeti olmayan İslamcı adayları, Kürtleri ikna etsinler diye göreve çağırıyorsunuz. Kemalistlerle, paralelcilerle yaptığınız işbirliğini aklamak için, kurduğunuz haçlı cephesini, “Müslüman Kürt Halkına” kabul ettirmek için, yolunu şaşırmışları göreve çağırıyorsunuz.

***

Göreve çağırdığınız bu İslamcı adaylar Kürt halkına ne diyecek peki? “Eski Türkiye’nin bütün sınıf ve katmanlarını kendimize inandırdık Kürt davasını ve Kürtlerin haklı mücadelesini logosunda ‘Türkiye Türklerindir’ yazan bir gazetenin köşe yazarlarına peşkeş çektik, onların aklıyla hareket ediyoruz mu diyecek?! Ahmet KAYA’yı , Hrant DİNK ‘i ölüme yollayan manşetleri atan ve Kürt halkı, tarihin kaydettiği en büyük zulümleri yaşarken susan, zalimleri destekleyen yazarların, medya patronlarının aklı ile hareket ediyoruz, destekleyin bizi mi diyecek?!

Cihangir’i ve Nişantaşı’nı fethettik haydi şimdi sıra sizde, sizde bize oy verirseniz Dersim için özür dileyen, yeni bir Anayasa vaat eden ve savaşı durduran bir lideri devirecek,  Dersimli Kemal KILIÇDAROĞLU’na Başbakanlığın yolunu açacağız mı diyecek, göreve çağırdığınız bu İslamcı HDP’liler! Aklınıza çok güveniyorsunuz ama 7 Haziran sabahı bu halk size unutamayacağınız bir ders verecek. Kürtler’in başını fena halde belaya soktunuz! Bela üstüne bela inşa edip duruyorsunuz ama kaybetmeye mahkumsunuz.”

Diyor Orhan Miroğlu. Hiçbir cümlesine dokunmadan ve kesmeden, olduğu gibi yayınladım. Aklı selimle bir kez daha düşünme zamanı. Nereye gidiyoruz, neye hizmet ediyoruz?...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT